31 Temmuz 2018, 23:55 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

KÜÇÜK YOL ARKADAŞIM

KÜÇÜK YOL ARKADAŞIM

Av. SEMİHAT KARADAĞLI

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 1389 kez okunmuştur

Geçen gün sabah erkenden otobüs yolculuğuna çıktım. Otobüs saatine kadar gara yakın bir sabahçı lokantasına baktım sadece çorba var. Zaman geçirmek hem de bir şeyler atıştırmak için oturdum. Lokantasının sahibi genç bir çocuk, ablası ve 9 yaşlarında yeğeni ile birlikte işletiyorlardı. Küçük çocuk mutsuz bir şekilde bir sandalyeye oturmuş etrafı seyrediyordu.
 
Bu sırada lokantanın sahibi olan delikanlı ve ablası ile konuştuk. Küçük çocuğa döndüm -kaça gidiyorsun? diye sordum. 4 sınıfa geçmiş. Hayatından pek memnun görünmüyordu. -Ne oldu canın mı sıkkın? dedim. Evet, der gibi başını salladı. -Hadi gel seni mutlu edecek bir şey yapalım, dedim. Merakla yanıma geldi. Çantamdan bir kağıt çıkardım ve onunla konuşmaya başladım. Şu bizim büronun meşhur origami kağıt kurbağasını yapmaya başladım. Bu esnada kendisine sorular soruyor muhabbet ediyorduk. Ne yaptığımı merakla izliyordu, bitince kağıttan kurbağayı zıplatmaya başladı, basit bir oyuncak yüzünü güldürmüştü. Kız kardeşi de varmış bir tane de onun için yaptım. Dükkanda ki müşteriler dahil hep birlikte gülüştük. Herkesi bir mutluluk sarmıştı. Koşarak bana bir çay getirdi. Çayı içip kalktım. Küçük arkadaşım beni kapıya kadar uğurladı. Sabah erkenden yaşadıklarım yüzümü güldürmüş ardımda gülen insanlar bırakmıştım. Kısa bir süre bile olsa bir çocuğun yüzünün gülmesi beni mutlu etmişti.
 
Arabaya bindim son anda bileti aldığım için en arkada koltuktan bir önce oturuyordum. Yanıma 9-10 yaşlarında esmer güzeli kızı olan bir anne oturdu ayrı bilet bulamamışlar kız annesinin kucağında oturuyordu. Gülümseyerek selamlaştık sonra ben yazı yazmaya başladım.
 
Bir müddet sonra bir koltuk boşaldı annesi oraya geçti. Küçük arkadaşım sıkılmıştı sağa sola dönüyor oflayıp pufluyordu. Döndüm yüzüne baktım. -Sıkıldın mı? dedim. -Evet dedi, Bıkkın bir sesle. -Peki hadi gel can sıkıntını giderecek bir şeyler yapalım dedim. Çantamdan bir kağıt çıkardım ve origamiden kurbağa yapmaya başladım. Bu sırada dikkatle beni izliyordu. Katlamaları yaptıkça ne çıkacağı konusunda fikrini soruyordum, tahminde bulunuyor ama bilemiyordu. Bu arada sıkıntısı geçmişti gülerek sohbet ediyorduk. Büyüyünce ne olmak istediğini sordum. Bilmiyorum dercesine başını kaldırıp bana baktı. Kitap okumayı sevip sevmediğini sordum. Sevdiğini sık sık kitap okuduğunu söyledi.
 
Yazı yazdığımı görünce neler yazdığımı sordu. Hikaye yazdığımı, yazı yazmayı sevdiğimi fırsat buldukça bir şeyler yazmaya çalıştığımı söyledim. Dikkatini çekmişti. Avukat olduğumu da öğrendi. Teyzesinin yanına gidiyorlarmış. Karadeniz’e ilk defa gittiğini anlattı. -Peki o zaman sana bir tavsiye kendine bir defter al o gün yaşadıklarını, gezdiğin yerleri not al hikayeleştir. Belki ilerde iyi bir yazar olursun bellimi olur senin hikayelerini okuyan çocuklar mutlu olurlar dedim. Dikkatini çekmişti.
 
Yolculuk sırasında uzun saçları dağılmıştı. -Hadi gel saçlarını örelim dedim. Saçlarını balık sırtı ördüm. Çok keyiflendi. Yan koltukta annesinin kucağında oturan beş yaşlarında ki çocuk biraz kıskanmış bir şekilde seyrediyordu bizi. Dayanamadım -Hadi gel senin de saçını örelim dedim. Annesine baktı. Annesi git dedi başı ile. Yanıma geldi onunda saçlarını da balık sırtı ördük onun da yüzü gülmüştü.
 
Küçük arkadaşım bana döndü -Size sarılabilir miyim? dedi. Gözlüklerimi çıkardım sarıldım alnına bir buse kondurdum. Yüzüme bakıp -Gözlük size yakışıyor ama gözleriniz çok güzel dedi. Gülümsedim. Aslında gözlerimin güzel olmasından çok ona sevgiyle bakan gözler güzel gelmişti. Ellerimi tuttu. -Ne kadar yumuşak elleriniz var dedi. Yüzüme bakıp -İyi ki sizi tanımışım sizden çok şey öğrendim. Belki bende ilerde avukat olurum belki de yazar olurum dedi. Güldüm -Ne güzel, bende senin yazdığın hikayeleri okur mutlu olurum dedim. Çantasında duran origami kurbağayı çıkarıp -Bunu ömrüm boyunca saklıcam dedi.
 
Yol boyunca birkaç sefer bana sarıldı. Keyifli ve sevgi dolu bir yolculuğu tamamladık. Bir çok konuda konuştuk. Otobüs yolculuğumuz sona erdiğinde son kez sevgi ile kucaklaşıp ayrıldık. Annesi de sarıldı. Belki bir daha hiç karşılaşmayacağım küçük yol arkadaşımla güzel bir yolculuk yaşamıştık. Bir çocuğun gözünden sevilmek örnek alınmak ve onun yüreğinin gülmesiyle benim yüreğimin gülmesi bende ömür boyunca unutmayacağım güzel bir anı olarak kalacaktı.
 
Sana ömür boyunca başarı diliyorum küçük yol arkadaşım, hayat hep gülsün sana, hep mutlu ol. Bir gün hikayelerinle tanışmak üzere güzel yarınlar diliyorum.
 
Sevgiyle...


 Tokat Haber 60 internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Haber 60 Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

İnsanların hem ruhuna hem de işitme konusunda sihirli dokunuş
İnsanların hem ruhuna hem de işitme konusunda sihirli dokunuş
Emel İşitme Merkezlerin Kurucusu ODY Emel Çetin İle Gazeteci Ayson Karabağ Röportajı

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Yeşilırmak Mah. Orkide Sok. Saymaz Apt. Zemin Kat No: 8 TOKAT
Tel : (0356) 212 4884
Gsm : (0546) 449 5162
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]