26 Aralık 2018, 22:28 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

KUŞ YUVASI

KUŞ YUVASI

M. HALİL PAZARLI

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 281 kez okunmuştur

 
KUŞ YUVASI
 
Sen "Kırmızı Başlıklı Kız" masallarıyla büyümüşsün Kuş Yuvası
ünlü bir diplomat hastanesinde doğmuşsun özenle, itinayla
ve etrafında koşuşmuş hemşireler, doktorlar
kibar doğum yapmış sayın hanfendi anan
                                                       teşhis sezeryan...
yirmi derece oda sıcaklığı
eczanede satılan vitaminli mamalar
hazır markalı bezler, dantelli sarıp sarmalar
pilli bebek oyuncaklar, resimli dezektenfe biberonlar
(höllük nedir bilmezsin sen)
son model yatak odalarında kurulmuşsun kundağına
yeni yetme müzik dinlemişsin 45'lik plaklar eşliğinde
taşradan göçmüş, kompleksli mürebbiye bakıcından
(benimse şeytan kulağına kurşun dökülür gibi,
                yanık güneydoğu ninnisi akıyor yanağımdan)
ezan okunmamış kulağına mesela
su çekmemiş anan kara kışta kör kuyudan
sekiz kardeşin hiç olmamış senin
ucunda yarası kabuk tutmuş
kuru memelere saldıran...
 
Bir tek "Kırmızı Başlıklı Kız" masallarında
kocaman dişli kurt ısırırmış rüyanda seni
uyandırmışsın tatlı, sıcacık uykularından
telaşla koşup gelirmiş evin ahalisi
Ve bütün gece ah-vahlarla
-ateşi çıkmış mı acaba?
                  diye sana ayrılırmış zaman
dağları ise ilkokulda öğrenmişsindir kesin
duvara asılmış süslü kabartma haritalardan...
 
Bana köylü çocuğu demişler
Ata'mın -milletin efendisi!.. dediği
sen ise pikniğe gidermişsin okul aile birliğinin
fakir çocuklara düzenlediği kokteyl piyangolardan
onbeş tatillerde Uludağ sefası, oteller, kayaklar
yazları Kemer'de kamplar, plajlar, bikiniler, mayolar
(ben övendere desem gülecekler en iyisi mi susmak)
asla iki köy arası dört kilometre yol yürümemişsin hayatında
otomatik klimalı özel servislerin varmış senin
sabahları götürüp, akşamları okuldan alan
doğum günlerinde ışıltılı gülücükler dağıtırmışsın etrafına
kremalı, çikolatalı, muzlu yaş pastalar
ince uzun gül kokulu mumlar
gözlerini kapatıp üflemeli dilek tutmalar...
 
Bense tarhana severdim daha çok
pişerse kara ocakta bir de ev ekmeği
pırpır yanan kuzinenin yanında iki büklüm
büyük adam olacaktım okuyunca
kırk mumluk, kör gözüm, ders çalışmalar
hani bir şairin dizelerindeki gibi
"sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi"...
 
Daha bir çok şey var anlatacak
ama sanırım bu kadarı yeter
sonra bunu okuyanlar bana kızarlar
mülk sahibi zenginler, devlet erkanı beyler
ya da kara postallı vatansever askerler...
 
Son sözüm şu sana Kuş Yuvası
chatte tanıştık senle, sevdim seni yine de
(yüreğinde sanırım hala sevda gibi kırıntılar var)
ve sanırım artık ben de millennium çocuğu oldum
eskide kaldı her şey
gençliğim, idealim, yaşadığım acılar
ve geçmişte küflenen sararmış fotoğraflar
bir özlemim vardı son olarak
keşke Don Kişot olsaydım masallarda
yel değirmenlerine savaş açan
bir de sevgilim olsaydı keşke
adı Dulciana...
 

KUŞ YUVASI (2)
 
İçimde kalmasın bari
aklıma gelmişken şunları da söylemeliyim sana
kaloriferli evlerde kıtır ekmek dilimleri kızarmaz Kuş Yuvası
poşetlenmiş, az kalorili rejim eti-mekleri vardır sizin
Sıcak sulu, parlak musluklu, gömme dolap mutfaklarınızda
(benimse elim yapışırdı tirşemiş iplerin ucundaki
                           delik kovaların buz tutmuş kenarlarına)

çoğu köyde elektrik yoktu
çamaşır ya da kurutma makinalarımız yoktu
şofbenimiz yoktu mesela
kalaylı kazanlarda kaynardı sevişmelerin utangaç temizliği
ve berrak değildi bizim derelerde akan hırçın suların rengi
tahta mandalların gerginliğine dizilirdi soluk çamaşırlarımız
sekiz candı
  kilim döşekti
    beyaz kerpiç
      ve acı kireçti
        duvarlarımız...
 
Seninse ilkbaharların vardı
sevgililerin vardı, dansların vardı
son model arabalı delikanlılar dönerdi etrafında
sonra eylül gelince okullar başlar
keyifle gülerdiniz kızlı-erkekli kantinlerde
anı defterlerindeki koleksiyon ayrılmalara
(benimse ayağı kara lastik, başı yazmalı,
               eli kınalı kızlar gezerdi ergenlik rüyalarımda)
 
Daha ne diyeyim sana Kuş Yuvası
benim hiç akvaryumda yüzen kırmızı bir balığım olmadı
kedim, köpeğim ya da oyuncak bir ayım olmadı mesela
(kapıda havlayan çoban köpeğini saymazsan eğer)
en evcil hayvanlar kuzuydu, inekti, eşekti benim için
o da bizim değil, Himmet Ağa'nın ahırında...
renkli televizyonu ise askerde gördüm
(kimseye söyleme 
                    çizgi film seyrediyorum bu yaşta hala)
 
Senin anlayacağın yazın yaylalarda yatardık biz
dumanlı gurbet trenleri geçerdi ta uzaklarda
düdükleri yüreğimin baş köşesine otururdu
ve akardı zaman silik suratlı insanlar gibi
usanmazdım çufçuflu kara ve dar pencerelere el sallamakla
bu yerlerde harap bir köprüye umut bağlamak gibi bir şeydir aşk
ya da içine akan bir gözyaşıdır gizli gizli
bitmez ki son duraklarda...
 
Sonra kararırdı sisli dağların ufuklarla öpüşen tepeleri
bulutlara dayadığım merdivenle çıkardım parlayan yıldızlara
hasretleri yağmurlardan koparırdım
ellerim bu yüzden yıldız kokar hala...
ve şimdi artık kanadı kırık bir kelebeğim
Ruhu militan, ayağı demir...
 
Neyse bu sana yazdığım son şeylerdi
bir daha şiir yazmayacağım sana
ama unutma şunu Kuş Yuvası
bir buhran gibi kalacaksın
ruhumun en hassas vuslatında
bir uyku gibi yaşayacaksın
gönlümün en çentik koğuşunda
ve kanırtılmış bir yara gibi kanayacaksın devamlı acıtarak
hüzünlü bir akşamın batan güneşi gibi
her şiir yazdığımda...


 Tokat Haber 60 internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Haber 60 Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Afyonkarahisar'da yepyeni bir Sinanpaşa yükseliyor
Afyonkarahisar'da yepyeni bir Sinanpaşa yükseliyor
0 Mart 2014 tarihinde yapılan Yerel Seçimde Ak Parti'den Afyonkarahisar Sinanpaşa Belediye Başkanı seçilen Murat Karakoyun, Afyonkarahisar'ın yükselen yüzü Sinanpaşa'yı Relax Medya Yönetim kurulu başkanı Bülent Kumaş'a anlattı

FOTO GALERİ

E-BÜLTEN ABONELİK

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Gülbahar Hatun Mah.Meydan Sokak No.10 TOKAT
Tel :0 (356) 212 48 84
Faks : 0 (356) 212 48 84
Bu site 0.094 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]