23 Eylül 2019, 18:53 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

ANNELER BABALAR VE ÇOCUKLAR

ANNELER BABALAR VE ÇOCUKLAR

CAFER AKIN

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 141 kez okunmuştur

Yeni eğitim-öğretim yılına girdik. Ülkemize, Tokat’ımıza, velilerimize ve çocuklarımıza hayırlı olsun. Başarılı ve sağlıklı bir yıl diliyorum…
 
Biliyoruz ki: “Finlandiya dünyada eğitim problemini en erken çözmüş ülkelerden biri… Okuma yazma oranı yüzde yüz. Üniversite mezunu oranı yüzde 65, OECD eğitim raporunda 15 yaşındaki okullu gençlerin matematik problemlerini çözmede dünyanın en iyisi… İngiltere’yi, Amerika’yı, Çin’i, Japonya’yı sollamış… Kısacası Finlandiya, eğitimde mükemmellik modeliyle ve kaliteli devlet okullarıyla tüm dünyaya örnek oluyor..”
 
Grigoriy Petrov (1866–1925) Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı eserinde Finlandiya mucizesini her yönüyle ele alır… Bu eser Mustafa Kemal Atatürk zamanında ilk kez Türkçe’ye çevrildi… Atatürk kitabı okuduğunda bu başarıya hayran kaldı… Acil olarak bu kitabın askeri ve diğer okullarda müfredata dahil edilmesini istedi… O yıllarda kitap o kadar sevildi ki Kur’an –ı Kerim’den sonra en çok okunan kitap oldu…
 
Bu kitap, tüm yoksulluğa İsveç ve Rus istilasına rağmen bir grup aydının Finlandiya’nın küllerinden yeniden doğmasının destanını anlatır. Şimdi bu kitabın “Ebeveynler ve Çocuklar“ adlı 10 bölümünden alıntıları sizlerle paylaşacağım…
 
“Gençleri ahlaksızlıkla suçlayan ve “Adam olmayacaklarını“ öne süren büyükler… “Genç nesli değil kendinizi suçlayın, siz nasıl yetiştirdiyseniz gençler öyle olacaktır.“
 
Anne baba: “Çocuklarla  konuşmuyor, hayatlarının nasıl geçtiğini sormuyorlar. Zaman boyunca biraz okşayarak, ellerine bir oyuncak veriyor ve: “Çocuklar şimdi gidiniz kendiniz oynayın.” diyorlar… Bu aslında: “Gözümden kaybolun, ne yaparsanız yapın yeter ki bizi rahat bırakın.” demektir. Onun içinde: ” çocukluk dönemi, çocuk aklı ve kalbi, bakımsız tarla gibi boş kalıyor, çünkü oraya hiçbir iyilik tohumu saçılmamış. Kendilerine iyilik, doğruluk ve sevgiden bahsedilse de, bunlar kalıplaşmış, sıkıcı ve soğuk ifadelerle anlatılmaktadır. “Bunun içinde“ çocuklar anne babaları ve çok sayıda teyze ve amcaları ile birlikte aynı evde yaşasalar da, bir yetim gibi büyütülmektedir. Sonuçta: “Anne babalar, iyi düşünün açık yüreklilikle ve samimi olarak cevap verin: Çocuklarınızın yetişmekte olduğu ve kişiliklerinin şekillendiği aile ortamı zihinsel ve manevi açıdan yeteri kadar sağlıklı mıdır?“
 
Çocuklara sürekli: “Yalan söyleme, kimseyi kandırma! Bu iyi değil, şunu yapmak çok kötüdür, günahtır.“ Tanrı bundan hoşlanmaz ve sizi cezalandırır.” diyorlar. Ama kendileri yalan söylüyorlar, kandırıyorlar… Birbirlerine, başkalarına, çocuklarına yalan söylüyorlar… “Birilerine yalan söylemek, kaba ve kindar olmak günahtır.” diye nasihat ediyorlar, ama kendileri kindar, kaba ve yalancıdırlar… Çocuklar bunu hemen hissederler ve  önce hayret ederler sonra  büyüklerine saygı duymamaya, iyilik ve kötülükle ilgili sözlerini dinlememeye ve ciddiye almamaya başlarlar. Çözüm olarak da: “Çocuklardan sevgi, saygı ve itaat beklemeyin, bunları kendilerini korkutarak, azarlayarak veya cezalandırarak elde edebileceğinizi düşünmeyin. Çocukların önünde onların size saygı duyacakları ve sizi sahip olduğunuz erdemler sayesinde sevebilecekleri gibi davranın… Unutmayalım ki: “Çocuklar aileleri ile birlikte  yaşadıkları müddetçe, bu “Hayat dersi“ni kendilerine aşılamaya çalışıyorlar. Bunu yapmak isteyen  kimdir? Anne babalar! Çocuklar egoist duygularla büyümekte, sadece kendilerini beğenmektedir. Sığ ve fakir ruhlu bu insanlar aynı zamanda tembel, ahlaksız olarak toplum hayatına dahil olmaktadır… Sonuç  olarak, hiçbir şeye ve kimseye  -vatanına, insanlara, emeğe, büyük fikirlere, anne babasına ve nihayet kendisine –saygı duymayan insanlara dönüşüyorlar…
 
NE EKERSENİZ ONU BİÇERSİNİZ…
 
NE PİŞİRİRSENİZ ONU YERSİNİZ…
 
Anne ve babalar! Çocukları daha fazla bu durumlarda bırakmayın… Onların  terbiyeden yoksun, zeka ve kalpleri bilinç, sevgi fakiri bireyler olarak büyümesi ahlaka ve maneviyata uymayan bir suçtur. Bu sadece sizin aile meseleniz değil, bu aynı zamanda toplumu, devleti ilgilendiren bir konudur diyor. Grigoriy PETROV…
 
Biz de bir türlü geleneğini ve sistemini kuramadığımız, eğitimde mükemmelliği yakalamadığımız ülkemizde ve Tokat’ımız da çocuklarımıza, gençlerimize: “Beyaz Zambaklar Ülkesinde“ ki  eğitimde sürekliliği sunabilseydik ne güzel olurdu…
 
Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda mükemmel devlet okullarında okumak ve bir Finlandiya gibi örnek olmak ne güzel olurdu…
 
Eğitim kalitesi Dünya’da 137 ülkede ilk üçte İsviçre, Singapur ve Finlandiya’nın olduğu sıralamada 99. sırada olmasaydık ne güzel olurdu…
 
Liselere giriş sınavında matematikten 72.000, Yüksek öğrenim kurumlarına giriş sınavlarında 41.000 aday sıfır çekmeseydi; 496.000 aday barajın altında kalmasaydı ne güzel olurdu…
 
NE GÜZEL OLURDU…
NE GÜZEL OLURDU…


 Tokat Haber 60 internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Haber 60 Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Afyonkarahisar'da yepyeni bir Sinanpaşa yükseliyor
Afyonkarahisar'da yepyeni bir Sinanpaşa yükseliyor
0 Mart 2014 tarihinde yapılan Yerel Seçimde Ak Parti'den Afyonkarahisar Sinanpaşa Belediye Başkanı seçilen Murat Karakoyun, Afyonkarahisar'ın yükselen yüzü Sinanpaşa'yı Relax Medya Yönetim kurulu başkanı Bülent Kumaş'a anlattı

FOTO GALERİ

E-BÜLTEN ABONELİK

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Gülbahar Hatun Mah.Meydan Sokak No.10 TOKAT
Tel :0 (356) 212 48 84
Faks : 0 (356) 212 48 84
Bu site 0.094 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]