19 Aralık 2019, 23:28 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

TOPLUMSAL HAFIZA

TOPLUMSAL HAFIZA

CAFER AKIN

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 996 kez okunmuştur

Tarih milletlerin hafızasıdır. Bu hafıza millidir ve müdahalelere kapalıdır. Milletler maziyi dört şekilde geleceğe taşırlar:  Bireysel hafıza, toplumsal hafıza, arşiv ve tarih…  Milli ruh ve  milli  kimlik bu dört unsurdan beslenerek devam eder. Bu beslenme kaynakları kurursa: “Bilindiği gibi tarihinden,  değerlerinden kopan entelektüellerin ve milletlerin yol haritasını düşmanlar çizer.”
 
Türk Milleti’nin M.Ö 209 yılından başlayan canlı toplumsal hafızası vardır. Onaltı yıldızın son halkaları Anadolu Selçuklu, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye Cumhuriyeti çok sağlam temeller üzerine oturtulmuşsa bunda Osmanlı hafızasının etkisi büyüktür. Derler ya: “Osmanlı İmparatorluğu‘nun yıkıldığına acımayanın kalbi; Osmanlı‘yı yeniden kurmaya kalkışanın aklı yoktur.”
 
Türkiye Cumhuriyeti ‘ni  kuran ve ilk on yıllarına hükmeden Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları  toplumsal hafızadan aldıkları; kararlılık, bilgi, milli ruhla cumhuriyetimiz çok sağlam temeller üzerine oturtulmuştur. Bugün çevremizde küresel güçlerin sebep olduğu göç ve kan gölüne baktığımızda bu gerçeği daha iyi anlıyoruz…
 
Atatürk’ün 1902 ‘den beri yanında olan, yol ve İstanbul ‘da ev arkadaşı olarak geleceğin planlarına ve icraatlarına katkıda bulunan kahramanlardan biri de; Tokat ‘lı Mehmet Behiç Erkin’dir…
 
Tokat’lı olan ancak Tokat ‘ın toplumsal hafızamızda ne yazık ki bulunmayan Mehmet Behiç Erkin kimdir?
 
Behiç Bey, Tokat ‘ın ve hatta Anadolu‘nun en eski ailelerinden olan Latifoğulları‘nın bir ferdidir.   Latif oğlu Osman Ağa ‘nın oğlu Zaptiye Müşiri (Jandarma Genel Komutanı) Mareşal  Ömer Fevzi Paşa‘nın torunu Kaymakam Cemil bey ve Nadire  Hanım’ın çocukları olarak 1876 da İstanbul ‘da doğar. 1894 yılında başlayan askeri okullar eğitimini 1901 yılında Harp Akademisi’nde tamamlar.
 
1902 yılında Selanik 3. Ordu Komutanlığı‘na atanır. Burada tanıştığı Mustafa Kemal ‘le kader arkadaşlığı ömür boyu devam eder. 15 Şubat 1902‘de Reşit Paşa‘nın kızı Behiye Hanım‘la evlenir. Bu evlilikten Reşide, Necit ve Vecih adında üç çocuğu olur. 85 yıl süren destansı hayata 11 Kasım 1961‘de veda eder. Vasiyeti üzerine İzmir-Ankara-İstanbul demiryollarının kesiştiği Eskişehir Enveriye’ye Türk demiryollarının babası olarak anıt mezara defnedilir. Ruhu şad olsun…
 
Mehmet Behiç Erkin neler yapmıştır?
 
Çanakkale Savaşı’nda sevkiyatlardan sorumlu komutan olarak çok başarılı hizmetleri Almanya tarafından birinci derece liyakat madalyası ile ödüllendirilmiştir.
 
1918 yılında Azerbaycan düzenli ordusunun kurulması görevini icra etmiştir.
 
5 Temmuz 1920’de İstiklal Harbi’ne katılmak üzere Ankara’ya gelir. Atatürk’ün isteği ile demiryollarının başına geçer. Atatürk: “Ben cephede ne yapılacağını biliyorum, ama ordumuzun cephelere süratle nasıl sevk edileceğini bilmiyorum. Bu şimendiferlerin işin ehli biri tarafından idare edilmesi ile mümkün olabilir. Buna ancak siz muvaffak olabilirsiniz. Siz şimendiferle askeri sevk edin ki ben cephede muvaffak olabileyim.” sözleri üzerine Behiç Bey  “İşine kimsenin karışmaması” şartı  ile kabul eder. Zaferden sonra hem TBMM hem de İstiklal Madalyası ile onurlandırılır…
 
1926-1928 yılları arasında Bayındırlık Bakanı olarak atanır. İlk icraat demiryollarını millileştirir. Alman, Fransız ve İngilizler tarafından farklı tekniklerle yapılmış yolları dehaca bir makas sistemiyle birbirine bağlar. İlk  demiryolları kılavuzunu Türkçe yayımlar. İlk defa demiryolu okulunu açar ve   demiryolu müzesini  kurar …  Bu okul doksanlarda kapatılır… 
 
Mühendis Mektebi olarak eğitimini sürdüren okulun adını İstanbul Teknik Üniversitesi olarak değiştirir ve özerkliğini sağlar…
 
Teşkilat-ı Mahsusa’nın Milli İstihbarat Teşkilatı olarak yeniden yapılanmasının fikir babalığını yapar. Kuruluşunu  Atatürk’le imzalayan 13 kişiden biri olur…
 
Onuncu yıl marşında Atatürk:”Yurdun her bir tepesinde dumanlar tütüyor.” dizelerinin yerine: “Demir ağlarla ördük, anayurdu dört baştan.” dizesini yazdırarak Mehmet Behiç Erkin’in emeğini jestle ölümsüzleştirir…
 
Aralıklarla İstanbul ve Çankırı milletvekilliği yapar…
 
Adı Atatürk Orman Çiftliği içinde bulunan istasyona: ”Behiç Bey“ olarak verilir…
 
Soyadı Kanunu çıkınca Atatürk: “Her şart altında kendi doğru kararını veren, müstakil fikirli“ anlamına gelen Erkin soyadını verir…
 
1928-1939 yılları arasında Budapeşte ve Paris Büyükelçisi olarak  2.Dünya Harbi’nde Türk olsun olmasın 20.000 yahudiye Türk pasaportu vererek nazi kamplarından kurtarmıştır. Onlardan bir de Fransa Başbakanı Leon Blum’un oğludur. Kurtuluş  sonrası gönderdiği şükran mektubu  DTCF müzesindedir. 1943 yılında Fransa Devlet Başkanı Petain tarafından legion D’honeeur liyakat nişanı verilir.
 
1943’te emekli olunca hayatı boyunca tuttuğu 960 defter günlüğü İnkılap Tarihi Müzesine bağışlar. Bu günlüklerden torunu Emir Kıvırcık: “Cepheye Giden Yol “da Çanakkale’yi; “Büyükelçi”de Fransa‘yı anlatır. Yine ABD’den Prof. Reisman ve Prof. Stanford eserlerinde Behiç Bey’in kahramanlığını anlatırlar…
 
Tokat olarak Behiç Bey için biz ne yaptık? Ne yazık ki toplumsal hafızamızda yaşamadık, yaşatmadık…
 
Bundan sonra:
 
Tokat Valiliği, Sn. Emir Kıvırcık’la temasa geçerek Latifoğlu Müze Ev’de: “Behiç Bey“ salonu ihdas ederse ne güzel olur…
 
Üniversitemiz 2020 akademik faaliyetlerine “Behiç Bey Sempozyumu“nu da alırsa ne güzel olur…
 
Belediyemiz milli kahramanımızın adını bir caddeye veya bir bulvara verirse ne güzel olur…
 
Böylece Tokat gençliğinin hafızasında gurur duyacağı bir değeri daha olursa, ne güzel olur…
 
NE GÜZEL OLUR…
 
NE GÜZEL OLUR…


 Tokat Haber 60 internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Haber 60 Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

İnsanların hem ruhuna hem de işitme konusunda sihirli dokunuş
İnsanların hem ruhuna hem de işitme konusunda sihirli dokunuş
Emel İşitme Merkezlerin Kurucusu ODY Emel Çetin İle Gazeteci Ayson Karabağ Röportajı

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Yeşilırmak Mah. Orkide Sok. Saymaz Apt. Zemin Kat No: 8 TOKAT
Tel : (0356) 212 4884
Gsm : (0546) 449 5162
Bu site 0.063 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]