10 Ocak 2020, 23:29 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

YAŞAMA HAKKI

YAŞAMA HAKKI

CAFER AKIN

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 125 kez okunmuştur

Zor günlerdi… Zorlaştırılan günlerdi… Ülkemde yaşama hakkımızı elimizden almaya çalışan oyunlar tezgahlanıyordu… Bu günlerde ABD senatosunda sergilendiği gibi…
 
Sofya 1904. Avrupa’nın dikkatini çekmek ve ülkemi zayıf düşürmek için Belçika’lı Edward Jorris, Samuel Fain, kızı Robin Fain ve Rus Lipa Rips çetesi bombalı bir terör olayını gerçekleştirmeye karar veriyorlardı.
 
Avusturya‘da yapılan, Paris‘te 80 kiloluk bomba düzeneği yerleştirilen yaylı araba İstanbul‘a getirilir. 21 Temmuz 1905‘te Yıldız Camii‘ne gelirler. Kader Padişah son cemaat yerinde bir buçuk dakika sohbet ederken bomba  patlatılır. Padişah kurtulur ama 26 şehit ve 56 yaralının yaşama hakkı ellerinden alınır…
 
1800’lü yılların başında ülkeme ABD‘li tüccar görünümlü misyonerler gelirler… Amaçları ortadoks olan Rum ve Ermenileri Protestan mezhebine geçirmektir. Bu amaçla Tokat‘ta, Merzifon‘da, Harput’ta, Tarsus‘ta, Antep’te Amerikan kolejlerini, İstanbul‘da Robert koleji’ni devlet izniyle açarlar… Gizli emelleri ise ülkemdeki azınlıkları devletine karşı kışkırtacak oluşumları  harekete geçirmekti. Necdet Sevinç açılan okul sayısını 109 olarak belirler. Düşünün Bulgaristan’ı ilk on yıl idare eden bütün yöneticiler Robert Koleji mezunuydu… Devletten alınan izinle bu okullara daha sonra İngiliz, Belçika’lı, Rus ve Fransız öğretmenler atanır. Ayrıca Türk öğretmenlerde görev alıyordu. Mezun öğrenciler, yurdun her yerinde Müslüman ve sadık gayr-i Müslimlere katliamlar düzenliyorlardı. Merzifon Amerikan Koleji’ide görevli Türk öğretmenin öldürülmesi üzerine devlet okulu basar ve Rumları ve Ermenileri isyana hazırlayan belgeler ve büyük bir cephanelik ortaya çıkarılır. Rus işgali üzerine bu okullar 10 Mayıs 1916‘da kapatılır. Çünkü bu okullar evrensel güçlerin emellerine hizmet eden terör yuvalarına dönüşür. Bu   terör unsurları yurt genelinde 25 yılda 519.000 vatandaşımızı öldürürler. Bugün bu katliamların belgesi 185 toplu mezar bulunmuştur. Bu katliamların hepsinde parmağı olan George E White  Merzifon’dan İstanbul’a getirilir. Oradan ABD’ye döner. Amerika’da yazdığı kitaplar, verdiği konferanslarla bu günkü düşmanlığın temellerini atar. Bugün dahi çıkar sahipleri onun dilini konuşur... Anılara dayanan belgesiz, tarihin ruhuna aykırı sözde ithamlar… Yavuz hırsız…
 
Devletim daha fazla kan dökülmesini önlemek ve intikam duygusunu yaşatmamak için ülkemde yaşayan 1.161.169 Ermeni vatandaşımızdan hayatları tehlikede olan 484.758 Ermeni vatandaşımızın yaşama hakkını korumak için çıkartılan Tehcir Kanunu ile yine bizim toprağımız Beyrut ve Şam’a geçici olarak iskan eder.  Bu rakam ABD kaynaklarında ki 486.000 sayısıyla örtüşmektedir. Zaten bu kanun kısa sürede kaldırılıp isteyene dönme imkanı verilmiştir. Tarihi hiçbir belgeye dayanmayan 1.500.000 Ermeni sözde soykırıma uğradı yalanına o günlerde sahada görevli olan  İsveç’li Binbaşı Hjalmar Pravitz 23 Nisan 1917 tarihli İsveç Nyadagıgt gazetesinde ki makalesinde: “Bir görgü şahidi olarak Türklerin Ermenilere katliam yaptığı iddialarına kesinlikle karşı çıkıyorum. Yaşananların şahidi olarak bu iddiaları kınamak görevimdir.” diyor. Yine Topçu Albay Twerto Khlebov anılarında: “Bölgede Ermeni çetelerin  Müslüman ahaliye  yönelik katliamları“ olduğunu yazar…
 
Yine Talat Paşa’yı korumasız bırakan Almanya katil Salamon Teiliryan‘ı yargılarken kendi hukuk sistemiyle alay eder.
 
Devamında Asala’nın onlarca şehit ettiği vatandaşımızın katilleri hiç yakalanmaz. Bugün dahi Asala’nın taşeronu olarak hizmet veren 30.000 vatandaşımızın katili ülkemde ki ve dışarıda ki uzantıları küresel güçler tarafından hala korunmaktadır. Barış, insan hakları ve yaşama hakkı hiçe sayılarak…  Yine Hocalı Katliamda şehit 8 yaşında diri diri derisi yüzülen çocuğu… 12 yaşında diri diri yakılan kız çocuğu… Küresel güçlere ithaf… Olaya şahit Fransız gazeteci bu olayla yaşayamaz intiharı seçer…
 
Derler ya gözün gördüğü aklın bildiği kadardır.
 
Biz görüyor ve biliyoruz ki bu ülke hiç ayırım yapmadan: "Nereden sevdim o zalim kadını” şarkısıyla Tatyos Efendi’yi, Sarkis Suciyan’ı; sinemada Nubar Terziyan’ı, Sami Hazinses‘i (Samuel Agop Uluçyan), Adile Naşit’i (Adele hanım), Vahi Öz’ü (Vahe Ozinyan); mimaride Dolmabahçe, Çırağan, Beylerbeyi saraylarını yapan Mimar Serveryan’ı,  Mimar Kirkor’u  çok sevdi ve bağrına bastı…
 
Biz görüyor ve  biliyoruz sadık Ermeni vatandaşlarımızla ortak yaşama hakkımızı… Tokat’ta da huzurlu bir şekilde sürdürüyoruz... Ermeni büyüklerimiz Terzi Garbis Usta, Marangoz Nazar Usta, Komşumuz Fransuva Teyze‘yi ve ilk, orta ve liseyi beraber okuduğumuz  1972 yılı Gazi Osman Paşa Lisesi birincisi Poline abisi Simbat‘ı ne kadar çok severdik… 48 yıldır görmememe rağmen hala kuyumcular içindeki evlerinin önünden geçerken Polineyi anarım. Çünkü güller solar kokusu kalır; insanlar ayrılır anıları kalır…
 
Evrensel güçler Türkiye’de değil dünyanın her yerinde yaşama hakkına saygı duysalardı ne güzel olurdu... İncil’de: ”İnsan yaşamı bütün iyiliklerin temelidir.” Kur’an-ı Kerim’de: “And olsun ki biz insanoğullarını şerefli kıldık. Yarattıklarımızın çoğundan üstün tuttuk.” der…
 
Görerek ve bilerek diyoruz ki aynı dili konuşan inançların ve mazide kalanların hürmetine; taraf olan her devlet arşivlerini açsa çocuklar yalan söyleyen tarihle düşmanlıkları miras almasa ne güzel olurdu…
 
NE GÜZEL OLURDU…
 
NE GÜZEL OLURDU…


 Tokat Haber 60 internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Haber 60 Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Afyonkarahisar'da yepyeni bir Sinanpaşa yükseliyor
Afyonkarahisar'da yepyeni bir Sinanpaşa yükseliyor
0 Mart 2014 tarihinde yapılan Yerel Seçimde Ak Parti'den Afyonkarahisar Sinanpaşa Belediye Başkanı seçilen Murat Karakoyun, Afyonkarahisar'ın yükselen yüzü Sinanpaşa'yı Relax Medya Yönetim kurulu başkanı Bülent Kumaş'a anlattı

FOTO GALERİ

E-BÜLTEN ABONELİK

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Gülbahar Hatun Mah.Meydan Sokak No.10 TOKAT
Tel :0 (356) 212 48 84
Faks : 0 (356) 212 48 84
Bu site 0.094 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]