28 Mart 2020, 15:02 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

SALGIN VE ÇOCUKLARIMIZ

SALGIN VE ÇOCUKLARIMIZ

CAFER AKIN

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 2119 kez okunmuştur

Dünyamız ve ülkemiz zor bir süreçten geçiyor. Tarih tekerrür ediyor. Yüzyıllar öncesi milyonları yok eden veba, kolera, verem gibi salgın hastalıklar.
 
Prag’da, Viyana’da şehirlerin en büyük ve en önemli yerlerine dikilen devasa veba anıtlarını görüyoruz. Sağlık sorunları, insanları birleştiren sınırları, ırk ve din kavramlarını ikinci plana atıyor. Bunu veba anıtlarında da görüyoruz. Anıtlarda haç, hilal ve magen david yani; Hristiyan, İslam ve Musevi sembolleri yan yana…
 
Bugünde 527 yıl sonra İspanya Cordoba’da Endülüs Camii’nde ezan okunmasına izin veren ruh hali Koronavirüs gerçeğidir…
 
Salgının tıbbi ve  korunma kurallarını uzmanlar güzelce açıklıyor. Devletim tedbirlerini alıyor. İnsanını ve dünya insanını koruma adına yardım çığlıklarına koşuyor. Bu olağanüstü şartlarda bile 17 ülkeye Türkiye’nin yaptığı fedakarlık; can derdine düşen, saldırgan, sömürgeci, misyoner ve narsis batıya ilham olur…
 
Salgını fiziksel ve psikolojik olarak yaşadığımız şu günlerde önemle değineceğim konu evlere kapanan çocuklarımız…
 
Yarım yüzyıla yakın gururla hizmet ettiğim milli eğitimimizin bir neferi olarak anne ve babalarla bugünlerde neler yapacağımızı paylaşmak.
 
Öncelikle çocuklarımızın içini rahatlatıcı sohbetler yapmak ve kendisini ve ailesini salgından koruma çözümlerinin olduğunu paylaşmak ve çocuğun istediğini söyleyebileceği şartları oluşturmak.
 
Özellikle şunu kabul edelim. Her çocuk özgündür. Ne yazık ki bizde bireye göre eğitim yoktur. Ama evimizde çocuğumuzun veya çocuklarımızın ruhsal yapılarına göre özgün ve bireysel bir eğitim planlaması yapmalıyız. Öncelikle ilkokul çağındaki çocuklarımızın oyun, ders çalışma, sosyal mesafe korunarak sosyal etkinliğinde ya anne ya baba mutlaka ona eşlik etmeli ve  yalnızlık duygusunu, salgın korkusunu hissettirmemeliyiz…
 
Çocuklarımıza Eba TV yani uzaktan eğitim dışındaki zamanlarda okuma saatleri kararlaştırmalıyız. Belediyemizin başlattığı evde okuma etkinliklerimizi sosyal medya üzerinden arkadaşlarıyla paylaşma imkanını vermeliyiz. Öncelikle gülmece fıkra kitapları, romanlar, tarihi eserler, hikayeler okuyup özetlerini çıkarmak. Yazmak en önemli terapidir… Yazdıklarımızı anı olarak saklayalım…
 
Kültür birleştirici bir ögedir. Yaparak ve yaşayarak öğrenilir ve dil yoluyla nesilden nesile aktarılır. Bu günlerde sözlü kültürel değerlerimizi internet yardımıyla paylaşalım. Karşılıklı bilmece sormak, zihin oyunları oynamak. Örnek: Seksen sarı at, doksan doru at, yüz kır atın toplam kaç ayağı vardır? gibi… Mani okumak, sözlü masal hikaye anlatmak ve aklımızda kalanları arkadaşlarımızla sosyal medyadan paylaşmak...
 
Yine bu dönemde çocuklarımızı olumsuz etkileyecek damgalama merakından vazgeçmeliyiz. Şu yakalanmış, sayı şu kadar olmuş gibi salgın yorumları, iletişim araçlarından görüntüleri kesinlikle paylaşmamalıyız.
 
Bu zorunlu tatil dönemini çocuklarımızın  bilgi eksikliklerini telafi olarak algılayalım. Öğrenmesi gereken konuları, oyunları öğrenme zamanı olarak sayıp zamanı en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.
 
Özellikle teknolojik bağımlılığın getirdiği odaklanma yetersizliği… Evi okul olarak yorumlayarak odaklanma yetersizliğini anne veya babayla tekerleme söyleyerek örnek: Al bu takatukayı takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukayı takatukalamam derse takatukayı takatukacıdan takatukalatmadan al da getir. gibi… Dağ, nehir, şehir bilgi oyunu, bulmaca, balkonda çiçek yetiştirme, internetten araştırma yapmak ve bunları yazmak. Oyunların sonunda doğrulara ödül yanlışlara güldüren cezalar…
 
Yine günün müsait zamanlarında ailece film, belgesel izleyip yorumlarımızı yapalım. Yorumlarımızı yazıp büyüklerimize okuyalım. Arkadaşlarımız sosyal medyadan paylaşalım…
 
Bireysel yaşamın ön plana çıktığı bu geçici ve sayılı günlerin gerektirdiği şartlara önem verip önlemleri alarak yaşamak ne güzel olur.
 
Evde kalarak, el ele, sevdiklerimizle yaşamak ne güzel olur…
 
NE GÜZEL OLUR…
 
NE GÜZEL OLUR…


 Tokat Haber 60 internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Haber 60 Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Adnan Atmaca ile yaş sebze ve meyve ihracatı üzerine röportaj
Adnan Atmaca ile yaş sebze ve meyve ihracatı üzerine röportaj
Euroaz Tarım Ürünleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Adnan Atmaca ile yaş sebze ve meyve ihracatı üzerine keyifli bir röportaj.

FOTO GALERİ

E-BÜLTEN ABONELİK

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Gülbahar Hatun Mah.Meydan Sokak No.10 TOKAT
Tel :0 (356) 212 48 84
Faks : 0 (356) 212 48 84
Bu site 0.078 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]