03 Temmuz 2020, 17:21 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

BAŞKA BAHARLAR

BAŞKA BAHARLAR

HAMİ İŞLER

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 2181 kez okunmuştur

Anadolu; üzerinde yaşadığımız zor bir coğrafya! Misafirperverliği, doğal güzellikleri, yemekleri, kendine has kültürü ve sayısız güzellikleri olan topraklar. Nice medeniyetler kurulmuş üzerinde parayı bulan Lidyalılar, tarıma önem veren Frigler, Anadolu’nun Türkleşmesini sağlayan Selçuklular, Bilecik’ten başlayıp üç kıtaya hükmeden Osmanlılar...   Yardımsever insanları vardır bu toprakların dertleri sıkıntıları bölüşen yiyecek bir lokma ekmeği paylaşan beraber üzülen beraber sevinen. Ve daha sayamayacağız kadar insanın yüreğine dokunan özellikleri olan bu coğrafyanın içinde yetiştirdiği ve unutamadığı bir duygusu var adı Özlem!
 
Cumhuriyet’in kurulmasından sonra özellikle 1960’ lı yıllardan itibaren insanlar çalışmak ve daha iyi imkanlardan yararlanmak için başka şehirlere göç etmeye başladı. Bu göç hareketliliği zaman içinde her yerleşim yerinde kendini göstermeye başladı. Gidenlerin geri gelmeyeceği kalanlar tarafından biliniyordu. Geride kalan eş dost akraba içinde söndüremediği ve unutamadığı hüzünleriyle bacalarını tüttürmeye çalıştılar. Kalabalık köyler boşaltılıp yerine viran yurtlar kalmış, şehirler kalabalıklaşıp Gecekondu veya Getto diye tabir edilen kenar mahalleler ortaya çıkmış. Ayrılmak zorunda kalmış insanlar annesinden- babasından, sevdiğinden akrabasından. Çekip gitmek zorunda kalmışlar daha iyi bir yaşam ve daha çok imkânlar için. Kimi kan davasından kaçmış, kimi çorak ve verimsiz topraklar yüzünden ailesini geçindiremediği için kimi de hayalleri için bırakmış yaşadıkları yerleri. Kimi daha da uzaklara yurt dışına gitmiş dönmemek üzere. Ve sonra yüreklerinde başlayan özlem duygusunu yansıtmışlar türkülerine ve arabesk şarkılarına.
 
‘’Talan vurdu ayva nardan ayrıldım’’ demiş kimi türkülerinde köyüne duyduğu özlemi için, kimi de ‘’Batsın bu dünya’’ demiş şehirdeki kenar mahallerinde yaşadıkları zorlukları için. Yurt dışında kalanlar ise yalnızlığını unutmak ve yabancılar içinde eriyip gitmemek için ‘’ hadi bırak onları gel yanımıza’’ demiş. Söylediklerini ‘’sessiz yakarış’’ anlamına gelen arabeskler ve acı bir şekilde yaktıkları türküleri ile memleketlerine göndermişler.  Ancak çare olamamış bunların hiçbiri dertlerine, zaman içinde kentli sakinler arasında erimişler, doğdukları coğrafyanın tüm özelliklerini yitirip yaşadıkları kentlerin sakini olup çıkmışlar. Köyleri tatil beldesi gibi görünmüş gözlerine ve öylede kabullenmişler.
 
Ancak yine de içinde bir türlü unutamadığı memleket hasreti ve özlemi olanlar bir gün emekli olunca tekrar yaşadığı yere dönüp ömrünün kalan günlerini orada geçireceğine dair yeminler etmiş. Bazıları gerçekten dönerken bazılarının ömrü yetmemiş dönmeye.  Dönenler ise artık yaşlanmış ve gençliğine duyduğu özlemleri anılarında canlandırarak geçirir günlerini.  Nice yazlar geçerken hep gözlerinde bir özlem, yüzlerinde ise bir hüzün çökmüş vaziyette görürüz onları. Unutmamışlardır yaşadıkları zorlukları ve yitip giden yıllarını. Geçirdikleri ve unutamadıkları zor zamanlar yüzlerinde görünen acı bir tebessüm olarak kalmış. Hatıralarında ise beraber büyüdükleri arkadaşları eş dost akrabaları ve ilk kez ayrılırken aslında son kez baktıkları viran yurtlarının eski güzelliği canlanmış…
 
Evet hayatın belki de acı bir yönü bu; insanın doğduğu yerleri terk edip uzaklara arkasına bile bakmadan gitmesi, zorlu hayat yarışında yerini alarak tutunmaya çalışması. Gittikleri yerlerde ise farklı kültürlerin içinde eriyerek öz benliklerini ve geldikleri yerleri unutması, ve eskiye duyulan özlemleri bir köşeye kaldırıp atması… Fakat yine de  ne kadar unutmuş gibi görünselerde aslında yüreklerindeki yangını kimse söndüremez ve bilemez. Akıllarda kalan ise hep söyledikleri bir sözdür; ‘’İnşallah bu Yaz gideriz’’. Ve bekliyorum ki bu Koronavirüs salgını nedeniyle insanlar betonun değil sakinliğin önemini daha çok anlayacak ve tersine bir göç hareketliliği başlayarak insanlar şehirlerden köylerine dönecek.


 Tokat Haber 60 internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Haber 60 Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Adnan Atmaca ile yaş sebze ve meyve ihracatı üzerine röportaj
Adnan Atmaca ile yaş sebze ve meyve ihracatı üzerine röportaj
Euroaz Tarım Ürünleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Adnan Atmaca ile yaş sebze ve meyve ihracatı üzerine keyifli bir röportaj.

FOTO GALERİ

E-BÜLTEN ABONELİK

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Gülbahar Hatun Mah.Meydan Sokak No.10 TOKAT
Tel :0 (356) 212 48 84
Faks : 0 (356) 212 48 84
Bu site 0.093 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]