04 Ocak 2021, 20:28 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

ARİF NİHAT ASYA VE 5 OCAK

ARİF NİHAT ASYA VE 5 OCAK

CAFER AKIN

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 69 kez okunmuştur

Ulu önder, Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyetini; “Benim hayatta yegane fahrim servetim Türklükten başka bir şey değildir.”,  “Doğuşumdaki fevkaladelik, Türk olarak dünyaya gelmemdir.”, “Ne mutlu Türküm diyene.” gibi milli temeller üzerine inşa etmiştir.
 
Göktürklerden sonra ikinci Türk adlı devletin Cumhurbaşkanı olarak;
 
Millet egemenliğine dayalı tek devlet, tek millet, tek dil, tek bayrak esasını anayasanın temeline oturtuyordu. Bu temel doğmak değil; olmak ve duymaktı…
 
Atatürk, bu temelin harcını ve koruyuculuğunu Türk gençlerine emanet ediyordu… Özellikle sayıları az fakat eğitimleri fevkalade teknokratlar, bürokratlar, akademisyenler, sanatçılar, sporcular ve öğretmenlerle gurur duyuyordu. Bu gururda haklıydı çünkü 1920-1938 arası başarı; dünyanın gündemiydi… Ne yazık ki çok erken ebediyete intikal etti… Allah rahmet eylesin… Yerine geçen 1939-1950  zihniyeti O’nun mirasını,  fikri güneşini nasıl söndürdüğünü, Atatürkçü Türk milliyetçilerini hedef alan bu yapıyı Prof. Dr. Celal Şengör  şöyle tanımlıyor: “Hasan-Ali Yücel’in yenilgisi ve akıl düşmanlığının 1946’dan sonraki zaferi, bu yüzden Atatürk’ün fikir ve hedeflerinin yenilgisiydi.”
 
İşte bu “akıl düşmanlığı“ zihniyetine  “HAYIR“ diyerek  yücelen, sürgünden sürgüne Atatürk milliyetçiliğinden hız ve ilham alan dik duruşuyla bayraklaşan kahramanlardan biri de Tokat’lı Arif Nihat Asya’dır…
 
Hayatı  hakkında, Yavuz Bülent Bakiler, Oğuz Çetinoğlu, Hasan Akar çok güzel yazılar yazdılar. Ben burada 1939-1950  arası “Akıl düşmanlığı” yapan zihniyete karşı Adana – Malatya -Edirne arasında sürgün çilesine, Mevlevi ruhuyla kendini bulan, şikayet etmeden mısra, mısra şiire, cümle, cümle nesire dönüştürmesini yaşadığı olaylardan aktaracağım…
 
Yıl 1940… Adana’nın kurtuluş  günü; 5 Ocak için açılan şiir yarışmasına rica üzerine katılır ve yazdığı “BAYRAK” şiiri birinci  olur… Adanalı şiirle ve şairiyle öyle bütünleşir ki fahri hemşehri olarak hayatının son günlerine kadar bu törenlere katılır. Artık Türkiye O’nu   Bayrak şairi olarak tanır ve bağrına basar…
 
Malatya’ya sürgün geldiği  günlerde milli bir bayramda bir öğrenci “BAYRAK“ şiirini okur. Aradan birkaç gün sonra bakanlıktan bir müfettiş ve sorusu: “Niçin öğrencilere kendi şiirinizi okutuyorsunuz?” Halbuki üstadın bundan haberi bile yoktur. Tertip komitesinin tercihidir…  Savunma  isterler!!!
 
İkinci askerliği için Diyarbakır’a gider. Orada, ağustos sıcağında Diyarbakır sıtmasına yakalanır. Orduevinde kırk derece ateşle yarı baygın yatmaktadır. Aşağıda ise 30 Ağustos Zafer Bayramı balosu vardır. Askerlerden Kemal Dağlıoğlu “BAYRAK” şiirini okur. Öyle bir milli coşku yaratır ki şiir defalarca okunur. Sonuçta Kemal Dağlıoğlu komutanına: “Komutanım Bayrak şairi Arif Nihat Asya şu anda yukarda ve çok hasta.” Komutan hemen ziyaretine doktorlarla gider ve hastahaneye yatırılır…
 
Arif Nihat Asya yedi günlükken babası Tokat’lı Ziver Efendi’yi kaybeder. Dört yaşında iken  ikinci evliliğini yapan annesi Tırnova’lı Fatma Hanım’dan ayrı kalır. Dedesi ve halası büyütür,  okutur ve 1928 yılında öğretmen olur. Annesini 43 yıl görmez. Çünkü  annesi  Lübnan’ın   Akka şehrinde yaşamaktadır. Dışişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla annesini bulur. Eşi Servet Hanım’la zor şartlarda Akka’ya  gider ve bir hafta  kalırlar. Annesi  felç olmuş ve bakıma muhtaçtır. Adana’ya getirir ama 1948’de Edirne’ye sürgün edilir. Edirne’nin sert havasına dayanamayan Fatma Hanım Akka’ya döner ve hayatını kaybeder.
 
O bir Mevlevi şeyhidir. Üsküdar Mevlevihanesi’nin son şeyhi Ahmet Remzi Akyürek’ten icazet almış ve ömür boyu müritlerine manevi ışık olmuştur. Bu eserlerine de yansır…
 
Demokrat Parti’den iki dönem milletvekili olmasına rağmen 1959-1961 yılları arasında gönüllü olarak eşiyle Kıbrıs’ta öğretmenlik yapar. İngilizlerin yok ettiği milli ve milliyetçi değerleri yeniden yeşertir. 1972‘de üniversitede sınıf ve oda arkadaşım Kıbrıs Türkü Hüseyin  Metin O’nu gururla yad ediyordu. Hele öğrencisi Mücahit Süleyman Uluçamlıgil’in şehit olmasının üzüntüsünü hep yaşadı…
 
Atatürk ve Atatürk milliyetçiliği karşıtlarına karşı:
 
Temiz eller kurmuştur bu memleketi,
Senin zembereğini kuran değil,
Ağzına alma ATATÜRK’Ü,
O senin gargaran değil…
 
Derken gençlere en büyük mirası: Tarih bilinci, özgürlük ve ilham duygusuydu…
 
Bunun içinde: “Fetih Marşı“ ile şanlı tarihi, “Bayrak Şiiri” ile özgürlük duygularını şahlandırarak Atatürk gençliğine her eserde ilham kaynağı oldu.
 
Büyük şairi 1972 yılında  memleketine tekrar davet etmiştik. Düzenlenen şiir gecesinde ben ve Rahmetli Yusuf Tosun mihmandar olarak görevliydik. Çok sigara içiyordu. Yusuf nazik bir şekilde uyardı… Sigarayı söndürdü ve sahne onundu… Ali Yücel Salonu (Şimdi ki Çavuşoğlu Oteli'nin yerinde idi) o kadar doluydu ki havalandırma yetersiz kalıyordu. Şiirlerini coşkuyla okudu. Salon coştukça coşuyordu. Tokat’la ilgili şiirlerini DUA şiiriyle bitiriyordu. Program bitince kalacağı Çamlıca Otel’e elini öperek bıraktık.. Ertesi gün yolcu ettik… Yüzlerce genç el sallıyordu… Çok  mutluydu…
 
Yıl 1975… Arif Nihat Asya hasta… Hastanede eşine sorar: “Bu gün günlerden ne?”
 
5 0cak der Servet  Hanım. Duygulanır. Gülümser… Kahve ve sigara ister. Kahveyi içer ve sol tarafına yaslanır. Önce kolları düşer sonra hafif bir sesle kelime-i şahadet getirir. Gözleri kapanır gür bir sesle: “ALLAH“ son sözü olur… Ruhu şad olsun…
 
Anmak ve anılmak bir mirastır. Biz de bu mirasa sahip çıkarsak ne güzel olur…
 
Merkezi ve yerel yönetim olarak Tokat’a bir  “ŞAİRLER, YAZARLAR, SANATÇILAR MÜZESİ“ açsak ne  güzel olur…
 
Orada, Arif Nihat Asya bölümü olsa ne güzel olur…
 
NE GÜZEL OLUR…
 
NE GÜZEL OLUR…


 Tokat Haber 60 internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Haber 60 Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgül, 'Herkes Kur'an'ı okuyup, anlayabilir. Kur'an, anlaşılması en kolay kitaptır' dedi.

FOTO GALERİ

E-BÜLTEN ABONELİK

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Yeşilırmak Mah. Orkide Sok. Saymaz Apt. Zemin Kat No: 8 TOKAT
Tel : (0356) 212 4884
Gsm : (0546) 449 5162
Bu site 0.063 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]