28 Ekim 2021, 22:21 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

BARIŞ VE CUMHURİYET ÜSTÜNE

BARIŞ VE CUMHURİYET ÜSTÜNE

CAFER AKIN

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 288 kez okunmuştur

Bugün dünyada 208 devlet var. Bunun 50’ye yakını; krallık, monarşi  geleneğini devam ettiren ülkelerdir. İngiltere, Belçika, Norveç, İspanya gibi… Geri  kalanlardan iki tanesi  teokratik –Vatikan, İran-diğerleri cumhuriyet rejiminin çeşitli  modelleri ile idare ediliyor. Başkanlık, yarı başkanlık, parlamenter  sistem gibi…
 
Dünyada cumhuriyet kavramı Fransız İhtilali ile başlar ve cumhuriyetle idare edilen ilk ülke olur. Daha önceleri  senatoları görüyoruz. Bizde ise Namık Kemal “Hürriyet Kasidesi “ ile ilk mesajları verir. Sonra meşrutiyet ilanları ile haklar verilir. Özellikle, 1902 yılında Erkan-ı harp Mektebi’ne seçilen Mustafa Kemal gelecekte ülkenin yönetimi ve yeni fikirlerin, ülkü ve erdemlerin belirlenmesi, yayılması  için bir gazete çıkarır. Çoğu zaman el yazısıyla çoğaltır ve dağıtır. Bu arayışlar içinde bir gün  Enver Paşa kendisine: “Ne istiyorsun Kemal?“ sorusuna: “Büyük kuvvetleri idare etmek istiyorum.” der.  Bu ülkü cumhuriyete uzanan yolun başlangıcıydı…
 
Ne yazık ki dünyadaki cumhuriyetlerin çoğu  sömürgeci  batıya karşı mücadelenin sonucu kazanılmış fakat bağ ve bağımlılığı devam eden yönetimlerdir. Ana dil yerine devlet dili İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Portekizce… Misyonerlik faaliyeti devam ederken siyasi, iktisadi erk  ve sosyal barış yoktur…
 
Fakat Türkiye Cumhuriyeti ise, işgalci ve çağ değiştiren sonuçları hala sorgulayan ve intikam duygusuyla yaklaşan devletlere karşı kazanılmış zaferle kurulmuştur. Ana ve devlet dili Türkçe’dir. Bundan dolayı  Bayrağımızın 16. yıldızı daha anlamlı ve daha parlaktır… Bunun sebebi bir taraftan  kurtuluş savaşımız devam ederken diğer yandan 23 Nisan 1920’de kurulan TBMM Hükümeti; 29 Ekim 1923‘ün hukuki, siyasi, idari temellerini atıyordu. Atatürk’ü en büyük ordunun başkumandanı  yaparak… İngiliz Muhipler Cemiyeti ve Wilson Prensipleri Cemiyetleri’ne rağmen…
 
Bu temellerin esası: “Gençliğe Hitabe“ ve “Nutuk“ta belirtilmiştir. Bunun içinde cumhuriyet: “Yurtta barış, dünyada barış“ ilkesi üzerine ilan edilmiştir. Bu ilke: “Hatay meselesi“ni çözmüştür… Kerkük-Musul ve Adalar meselesini  çözecekti ama iç isyanlar ve sağlık problemleri...
 
Bütün bunlara rağmen 23 Nisan 1920 – 10 Kasım 1938 arası büyük hamlelerle geçer. Tarımda, sanayide, eğitimde, sağlıkta büyük başarı sağlanır… İç barışın eseri olarak Atasıyla ülke “ülkü” ve “erdem” kazanmıştır. MÖ 209‘da başlayan Milli Devlet geleneği yeniden tesis edilmiş. Paralarda  “Bozkurt“la milli kimlik; milli sanayi ile ekonomik özgürlük  kazanılmıştır… Artık şeker Avusturya’dan  alınmamakta ülkem Turhal Şeker Fabrikası’ndan şeker ihraç etmektedir...
 
Ne yazık ki insan hayatı ölümlüdür. Atamızın aramızdan ayrıldığı 1938'den 1950 yılına kadar cumhuriyetin kazanımları ve iç barışı sekteye uğratır… Milli şef ve  İkinci Adam özentisi; Atatürk’ü  ve  bozkurtu unutturma  çabaları… Evrensel değerleri öne çıkararak milli ve dini değerleri  yok saymak… 1944‘de Atatürk milliyetçilerini kıyıma uğratma; yasaklar yasaklar… Gelecek iktidarları vesayet  altında  tutmak… 1960, 1972, 1980 ve 15 temmuz… “Gaflet  ve dalalet ve hatta hıyaneti“
 
Milli değerler yasaklanır. Muzaffer Sarısözen’in derlediği türküler radyoda serbest ama  okullarda yasaktır… Lisede ezberlediğim Beethoven’in 9.cu Senfoni'nin notalarını elli yıldır hala ezbere bilirim…
 
Dini eğitim yasak ve jandarma takibinde… Büyüklerim anlatırdı… Dayım, çok zengin bir ailenin çocuğu… İlkokulu bitirdikten sonra dini eğitim almak ister. Pazar’da bulunan bir din aliminin yanına verilir. Jandarma evi basar: ”Bu genç kim” diye sorar. O da “Azap” –sürekli ahır bakıcısı- der. Jandarma tutanak tutar ve gider….  Halbuki birliğin temeli inançtır… Milli kültürdür… Dil yoluyla, nesilden nesile halkın ruhunu  yaşamak yaşatmak… Yaşayarak gelecek nesle  aktarmak… Bunun için Atatürk diyor ki: “Aydınların, halka telkin edeceği ülküler; halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır.” Ama olmadı… Ama alınmadı…. Barışın önünde hep engel oldu… Milli değerleri yaşamak hep engellendi… Nutuk’ta gösterilen ülkü ve erdeme rağmen…
 
Yine Ulu Önder Atatürk… 17 Aralık 1927 Meclis kürsüsünde: “Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis bu tip yapılar, din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı’yı bu yüzden batırdığı için yasakladık… Çok değil yüz yıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki; bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelecek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama  sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca unutmayın ki: O gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle  suçlamaktan geri kalmayacaktır.” diyor…
 
Atamız, cemaatlerin Cumhuriyetimizi  ve iç barışımızı tehdit edeceğini 94 yıl önce belirtiyordu.
 
Ders alsaydık ne güzel olurdu…
 
Binlerce vatan evladını 1960, 1972, 1980 ve  15 Temmuz‘da ihtilalleriyle kaybetmeseydik ne güzel olurdu…
 
Cumhuriyet bayramlarımızı,  barış içinde protokol  kutlamasıyla değil; amasız, fakatsız ; halk için, halka göre,  halkla birlikte kutlasak ne güzel olurdu…
 
Mustafa Kemallerle 98.ci yılını kutladığımız cumhuriyetimizin kazanımları; barış güvercinleriyle mavilerde, zeytin dalıyla yeşillerde bayrak olsa ne güzel olurdu…

NE GÜZEL OLURDU…

NE GÜZER OLURDU…


 Tokat Haber 60 internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Haber 60 Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

WH International, Geri dönüşüm sektöründe dünya markası
WH International, Geri dönüşüm sektöründe dünya markası
WH INTERNATIONAL GROUP Yönetim Kurulu Başkanı Waleed Al Sharifi İle Gazeteci Ayson Karabağ Röportajı

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Yeşilırmak Mah. Orkide Sok. Saymaz Apt. Zemin Kat No: 8 TOKAT
Tel : (0356) 212 4884
Gsm : (0546) 449 5162
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]