Evlilikler Yeniden İnşa Edilebilir mi? / (Sessiz Evlilikler-11)

KÖŞE YAZISI ¦ Evlilikler Yeniden İnşa Edilebilir mi? / (Sessiz Evlilikler-11) / 11 Ekim 2026 2026 Bir bina depremden sonra yeniden yapılabilir. Peki ya bir evlilik? Kırılmış güven… Yarım kalmış..

Evlilikler Yeniden İnşa Edilebilir mi? / (Sessiz Evlilikler-11)
Yayınlanma: Güncelleme:

KÖŞE YAZISI ¦ Evlilikler Yeniden İnşa Edilebilir mi? / (Sessiz Evlilikler-11) / 11 Ekim 2026 2026

Bir bina depremden sonra yeniden yapılabilir.
Peki ya bir evlilik?
Kırılmış güven…
Yarım kalmış cümleler…
Yıllarca biriktirilmiş kırgınlıklar…
İhanetler…
Hayal kırıklıkları…
Bütün bunlardan sonra iki insan yeniden “biz” olabilir mi?

Bu soru, danışmanlık odasında en çok sorulan sorulardan biridir.
Fakat cevap, sanıldığı kadar basit değildir.
Çünkü her evlilik yeniden inşa edilemez.
Ama isteyen her çiftin yeniden inşa etmeye çalışabileceği bir yol vardır.
Asıl mesele, yıkılan şeyin ne olduğudur.

Bazen kırılan sevgi değildir.
Saygıdır.
Bazen tükenen umut değildir.
Güvendir.
Bazen de insanlar birbirlerini sevmeyi bırakmaz; sadece birbirlerine ulaşmanın yolunu kaybederler.

Bir evi yeniden yapmak için önce yıkılan duvarları görmek gerekir.
Evlilik de böyledir.
Sorunları görmezden gelerek hiçbir ilişki iyileşmez.
“Zaman geçer, unutulur.”
Belki…
Ama konuşulmayan acılar unutulmaz.
Sadece sessizleşir.
Ve sessizleşen her duygu, bir gün başka bir biçimde yeniden karşımıza çıkar.
Yeniden inşa, özürle başlamaz.

Gerçekle başlar.
“Ben hata yaptım.”
“Ben seni incittim.”
“Ben seni yalnız bıraktım.”
Bu cümleleri kurabilmek kolay değildir.
Çünkü insanın en zor yüzleşmesi, aynaya bakmaktır.
Ardından sabır gelir.
Bir kez “Bana güven.” demek, güven oluşturmaz.
Güven, her gün aynı dürüstlüğü gösterebilmektir.
Her gün aynı tutarlılığı yaşayabilmektir.
İnsan, güveni büyük vaatlerle değil, küçük davranışlarla yeniden kazanır.
Bir mesajı zamanında cevaplamak…
Verdiği sözü tutmak…
Şeffaf olmak…
Dinlemek…
Anlamaya çalışmak…

Belki dışarıdan bakıldığında sıradan görünen bu davranışlar, yeniden kurulan bir evliliğin temel taşlarıdır.
Fakat yeniden inşa sadece hatayı yapanın çabasıyla olmaz.
İncinen kişinin de iyileşmeye gönüllü olması gerekir.
Çünkü affetmek, kapıyı aralamaktır.
Güvenmek ise o kapıdan yeniden yürümeyi seçmektir.
Ne yazık ki bazı çiftler duvarları onarmaya çalışırken birbirlerine taş atmaya devam ederler.

Oysa aynı anda hem inşa edip hem yıkmak mümkün değildir.
Bir ilişkinin yeniden doğabilmesi için suçlu aramaktan çok, sorumluluk almak gerekir.
“Kim haklı?” sorusu bazen ilişkiyi kurtarmaz.
“Asıl ihtiyacımız ne?” sorusu ise yeni bir başlangıcın kapısını açabilir.

Yeniden kurulan evlilikler, çoğu zaman ilk yıllarındaki gibi değildir.
Ama bu kötü bir şey değildir.
Çünkü ikinci kez kurulan bir ilişki, hayallerle değil; farkındalıkla ayakta durur.
Orada kusursuz insanlar yoktur.
Hatalarından ders çıkaran insanlar vardır.
Orada büyük sözler değil, küçük ama tutarlı davranışlar konuşur.
Ve belki de en önemlisi…
Orada iki kişi birbirini değiştirmeye değil, önce kendini değiştirmeye çalışır.

Bugün kendinize şu soruyu sorun:
Biz eski evliliğimize mi dönmek istiyoruz?
Yoksa eskisinden daha sağlıklı bir evlilik kurmaya mı hazırız?
Çünkü yeniden inşa, geçmişi geri getirmek değildir.
Geçmişten öğrenerek geleceği farklı inşa etmektir.

Ve unutmayalım…
Bir evlilik, aynı temeller üzerine yeniden kurulursa yeniden yıkılabilir.
Ama temelleri dürüstlük, emek, saygı ve güvenle güçlendirilirse, ikinci kez kurulan bir yuva bazen ilkinden çok daha sağlam olabilir.

–¦—¦—¦–

Şenay GÜL
Sosyolog Uzman Aile Danışmanı / 11 Ekim 2026

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.