“Ulusal Süt Konseyi” toplantısı sonrası üreticilerimizin beklentileri

Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu, 30 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantıda çiğ süt tavsiye fiyatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu

“Ulusal Süt Konseyi” toplantısı sonrası üreticilerimizin beklentileri
Yayınlanma: Güncelleme:

Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu, 30 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantıda çiğ süt tavsiye fiyatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu

“Değerli üreticilerimiz ve kamuoyunun dikkatine, 30 Ekim tarihinde saat 11.00’de, yönetiminde yer aldığım Ulusal Süt Konseyi (USK) ile Zoom üzerinden bir toplantı gerçekleştirdik. Toplantıda yapılan değerlendirmeler sonucunda çiğ süt fiyatına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamış, kararın önümüzdeki hafta yapılacak toplantıya bırakılması kararlaştırılmıştır. Ancak bizler üretici temsilcileri olarak, toplantıda yalnızca çiğ süt fiyatını değil, sektörümüzün geleceğini doğrudan etkileyen ve acil çözüm bekleyen temel sorunlarını da gündeme taşıdık.

1. Yem fiyatlarındaki kontrolsüz artış ve süt fiyatıyla oluşan zamanlama çelişkisi *Bugün hayvancılık sektörünün en önemli sorunlarının başında yem maliyetleri gelmektedir. Yem fiyatlarına neredeyse her hafta zam yapılırken üreticilerimiz bu artışlar karşısında giderek daha fazla zorlanmaktadır. *Özellikle küçük aile işletmelerimizde, yem maliyetlerinin baskısı nedeniyle hayvanların ihtiyaç duyduğu beslemeyi karşılamakta güçlük çekildiğini görüyoruz. Hatta bazı işletmelerde hayvanların ancak yaşam payını karşılayabilecek düzeyde beslendiğine şahit oluyoruz. Bunun sonucu ise süt veriminde düşüş, üretimde kayıp ve işletmelerin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girmesidir. *Diğer taraftan, Ulusal Süt Konseyi tarafından yeni bir çiğ süt fiyatı açıklandığında, yem fiyatlarının aynı gün veya hemen sonrasında artırılması üreticilerimizde ciddi bir haklı tepkiye neden olmaktadır. *Üreticinin henüz açıklanan yeni süt fiyatından gelir elde etmeye başlamadan yem fiyatları artırılmakta, böylece yapılan fiyat artışının önemli bir bölümü daha üreticinin cebine girmeden geri alınmaktadır. *Bu nedenle yem piyasasındaki fiyat oluşumunun şeffaf, öngörülebilir ve denetlenebilir olması gerektiğini düşünüyoruz. Üreticinin korunması için yem fiyatlarındaki artışların gerekçeleri ortaya konulmalı, haksız ve spekülatif fiyat hareketlerinin önüne geçilmelidir. Yem fiyatları ile çiğ süt fiyatı arasında üreticiyi koruyacak bir mekanizma oluşturulmalıdır.

2. Enflasyonun faturası üreticiye kesilemez Yıllardır kamuoyunda çiğ süt fiyatlarındaki artışın enflasyonu tetiklediği yönünde bir yaklaşım sergilenmektedir. Peki, burada sormamız gereken soru şudur: Enflasyonun sorumlusu yalnızca üreticinin ürettiği süt müdür? Girdi maliyetleri sürekli artarken üreticiden bu artışları karşılamadan üretime devam etmesini beklemek ne kadar doğrudur? Enflasyonla mücadele etmenin yolu, üreticinin emeğini ve alın terini değersizleştirmek, süt fiyatlarını baskılamak olmamalıdır. Üretici enflasyonun sebebi değil, artan maliyetlerin doğrudan mağdurudur. Üretimin devamlılığını sağlamak istiyorsak üreticinin sürdürülebilir bir gelir elde etmesini güvence altına almak zorundayız.

3. Temsil sorumluluğumuzun bilincindeyiz Tüm üreticilerimize özellikle ifade etmek isterim ki ben de dahil olmak üzere hepimiz bu sektörün birer üreticisiyiz. Ülkemiz ve vatandaşlarımız için gece gündüz demeden üretmeye, ülkemize değer katmaya çalışıyoruz. Bizlerin birlik başkanlığı, genel başkanlık ve temsil makamlarında üstlendiği sorumluluklar vardır. Şahsım adına her zaman ifade ettiğim gibi, bugün bulunduğum makamda oturuyorsam bunu üreticilerimizin ve üyelerimizin desteğine borçluyum. Üreticilerimiz bizleri yalnızca makam sahibi olalım diye değil; haklarını savunalım, sorunlarını dile getirelim ve çözüm üretmek için mücadele edelim diye seçmiştir. Eğer bu sorumlulukları yerine getirmiyorsak bunun büyük bir vebali vardır. Ekip arkadaşlarımızla birlikte, gücümüz ve imkânlarımız ölçüsünde üreticilerimizin sorunlarına çözüm aramak için mücadele ediyoruz. Ancak bunun bir lütuf değil, üstlendiğimiz görevin asli sorumluluğu olduğunu biliyoruz.

4. Beklentimiz adil, dengeli ve sürdürülebilir bir üretim modelidir Biz üreticilerin amacı sütümüzü fahiş fiyatlarla satmak değildir. Hiçbir zaman da böyle bir talebimiz olmamıştır. Bizim isteğimiz; girdi maliyetlerinin makul seviyelere gelmesi, emeğimizin karşılığını alabilmemiz ve ailemizi helalinden kazandığımız gelirle geçindirebilmemizdir. Elbette tüketicimizi de sanayicimizi de düşünmek zorundayız. Ancak üreticinin ayakta kalamadığı bir sistemde ne sanayicinin ne tüketicinin uzun vadede kazanması mümkündür. Önümüzdeki hafta yapılacak Ulusal Süt Konseyi toplantısından ve bundan sonraki süreçten beklentimiz açıktır: *Üreticiyi, sanayiciyi ve tüketiciyi karşı karşıya getiren değil; her üç tarafın da haklarını gözeten, hakkaniyetli ve sürdürülebilir kararların alınmasıdır. *Unutulmamalıdır ki süt üretimi yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, ülkemizin gıda güvencesi ve kırsal kalkınması açısından da stratejik bir meseledir. *Üreticinin kazanamadığı, üretimin sürdürülemediği bir sektörde geleceği konuşmak mümkün değildir. *Bizler üretmeye devam etmek istiyoruz. Tek beklentimiz, emeğimizin karşılığını alabileceğimiz adil bir üretim düzeninin kurulmasıdır.

Saygılarımla.”

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği (TDSYMB)
Genel Başkanı İlhan Köten

Haber Merkezi

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.