Dr. Şeref Menteşe, “Tokat bize miras değil, Emanettir”

Siyaset bilimci Dr. Şeref Menteşe’nin kendi sosyal medya hesabında kaleme alıp paylaştığı yazısı dikkate değer konular taşıyor…

Dr. Şeref Menteşe, “Tokat bize miras değil, Emanettir”
Yayınlanma: Güncelleme:

Siyaset bilimci Dr. Şeref Menteşe’nin kendi sosyal medya hesabında kaleme alıp paylaştığı yazısı dikkate değer konular taşıyor…

“Tokat’ta siyaset yapmak üzere yola çıktığım yıllarda, hiç kimsenin cesaret edip konuşamadığı bazı sorunları gündeme getirmiştim. Şehrimizde yaşanan ahlaki erozyonu, gençlerimizi hedef alan yanlışlıkları, göz göre göre büyüyen toplumsal çürümeyi anlatmaya çalışmıştım. O günlerde birçok kişi itiraz etti. “Abartıyorsun” dediler. “Böyle şeyler Tokat’ta olmaz” dediler. “Kendi şehrine zarar veriyorsun” dediler. Aradan geçen yıllar gösterdi ki mesele benim haklı çıkıp çıkmamam değildi. Asıl mesele şuydu: Biz neden görmek istemiyoruz? Biz neden gözümüzün önünde yaşananları yok saymayı tercih ediyoruz? Biz neden şehrimizin elimizden kayıp gitmesine sessiz kalıyoruz?

Bugün Tokat’ın her mahallesinde insanlar aynı şeyleri konuşuyor. Gençlerimizin karşı karşıya kaldığı tehlikeleri konuşuyor. Ailelerin yaşadığı kaygıları konuşuyor. Toplumsal çözülmeyi konuşuyor. Demek ki mesele birkaç kişinin hayal ürünü değilmiş. Demek ki mesele yıllardır biriken bir ihmalmiş. Toplumlar bir gecede çürümez. Şehirler bir gecede yozlaşmaz. Lut kavmi bir gecede helak olmadı. Çürüme önce görmezden gelmekle başlar. Sonra alışmakla devam eder. En sonunda da normalleşir.

Bugün Tokat’ın karşı karşıya olduğu en büyük tehlike budur. Uyuşturucunun konuşuluyor olması bir sonuçtur. Alkolün yaygınlaşması bir sonuçtur. Faiz düzeninin gençleri kıskaca alması bir sonuçtur. Gençlerin kolay para hayallerinin peşine sürüklenmesi bir sonuçtur. Asıl sebep ise idari boşluktur. Asıl sebep ise siyasi ahlak erozyonudur. Asıl sebep şehrin sorunlarına kafa yormak yerine günü kurtarmayı tercih eden anlayıştır.

Tokat’ın işsizlik sorunu çözülmedi. Trafik sorunu çözülmedi. Afetlere karşı hazırlık konusunda ciddi mesafe alınamadı. Deprem gerçeği karşısında şehir yeterince hazırlanamadı. Üretim ve sanayi konusunda beklenen atılımlar yapılamadı. Gençlere umut olacak projeler geliştirilemedi. Ama bütün bunlar konuşulmadı. Çünkü geleceği konuşmak zordur. Çünkü çözüm üretmek emek ister. Çünkü şehir sevdası fedakârlık ister.

Ben 1991 yılından bugüne kadar her fırsatta Tokat için mücadele etmeye çalıştım. Hata da yapmış olabilirim, eksiklerim de olabilir. Ama hiçbir zaman suskunluğu tercih etmedim. Çünkü derdim siyaset yapmak değildi. Derdim, bizden sonraki nesillere yaşayabilecekleri bir şehir bırakabilmekti. Bugün de aynı noktadayım. Tokat’a sahip çıkmak zorundayız. Gözümüzü açmak zorundayız. Yanlışa yanlış demek zorundayız. Şehrimizi yönetenlerden hesap sormak zorundayız. Çünkü bu şehir bize miras kalmadı. Bu şehir bize emanettir.

Bizden önceki nesiller bize güvenli sokaklar bıraktılar. Komşuluğun yaşadığı mahalleler bıraktılar. Çocukların özgürce oynadığı caddeler bıraktılar. Peki biz kendi çocuklarımıza ne bırakacağız? Eğer bugün çocuklarımız sokaklarda bizim çocukluğumuzdaki kadar huzurlu ve güvenli büyüyemiyorsa, bunun sorumluluğunu başkalarında aramadan önce aynaya bakmak zorundayız. Çünkü bazen bir şehri yıkan şey yanlış insanlar değil, doğru insanların sessizliğidir.

Tokat’ın yeniden ayağa kalkması mümkündür. Ama bunun ilk şartı gerçeği görmek, ikinci şartı konuşmak, üçüncü şartı ise harekete geçmektir. Ben dün olduğu gibi bugün de Tokat için taşın altına elimi koymaya hazırım. Yeter ki bizden sonraki nesillere huzurun, kardeşliğin, ahlakın ve umudun hâkim olduğu bir Tokat bırakabilelim.”

Haber: Yakup ORAKÇI

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.