


♦♦♦- KÖŞE YAZISI / Yakup ORAKÇI / 19 Mayıs 2026 -♦♦♦
♦♦♦ … Bizler sade vatandaş olarak tedbirli olmalı, resmi kurumların açıklamalarını dikkate almalı ve sağduyuyu kaybetmemeliyiz. Çünkü panik, çoğu zaman olayın kendisinden daha fazla zarar verebilir ... ♦♦♦
Tokat’ta son zamanlarda etkili olan yağışlarla birlikte başta Kelkit, Yeşilırmak ve Çekerek ırmağındaki sel ve taşkınlar ile ortaya çıkan sonuçlar tartışmaları yeniden gündeme geldi. Özellikle şehir merkezinden geçen Yeşilırmak üzerindeki köprüler ve Almus barajı üzerinden oluşan endişe havası toplumda ciddi bir panik ortamı meydana getirdi. Elbette doğa olaylarını hafife almak doğru değildir; tedbirli ve dikkatli olmak gerekir. Ancak tedbir ile paniği birbirine karıştırmamak da bir o kadar önemlidir.
Karadeniz ve İç Anadolunun birleşim geçiş kuşağında bulunan Tokat gibi şehirlerde zaman zaman yoğun yağışların yaşanması olağan bir durumdur. Yağışların arttığı dönemlerde derelerin debisi yükselir, küçük çaplı taşkınlar meydana gelir. Bu durum sadece bugün değil, geçmiş yıllarda da yaşanmıştır. Özellikle yaşlı büyüklerimizin sıkça söylediği Mayıs yedisi geçince yağışlar azalır sözü bile bu coğrafyanın iklim gerçeğini anlatmaya yeterlidir.
Bugün konuşulan konuların büyük kısmı şehir merkezi ve Yeşilırmak etrafında dönüyor. Oysa meseleye daha geniş bakmak gerekir. Kelkit Çayı çevresindeki köylerimizde yıllardır yapılan dere ıslah çalışmaları, taşkın risklerini azaltmak adına önemli katkılar sağlamaktadır. Devletin ilgili kurumlarının gerçekleştirdiği yatırımları çoğu zaman gündeme gelmese de olası zararların önüne geçilmesinde büyük rol oynamaktadır.
Şunu da görmek ve bilmek gerekir ki; devlet kurumları bu süreci yakından takip etmektedir. Özellikle Tokat Valiliği koordinasyonunda AFAD, DSİ, Özel İdare, belediyeler ve ilgili ekipler sahada gerekli önlemleri almak için yoğun mesai harcamaktadır. Bunun amacı oluşabilecek zararları en aza indirmek, vatandaşın can ve mal güvenliğini korumaktır. Drvletin bu çabası ortadayken sürekli felaket senaryoları üretmek toplum psikolojisine zarar verebilir.
Özellikle son günlerde Almus Barajı hakkında da çeşitli endişeler dile getiriliyor. Yıkılacak taşacak o, şu, bu olacak gibi. Bu konuları ancak konusunda teknik olan uzmanlar tarafından değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Barajlar, köprüler ve taşkın koruma sistemleri mühendislik hesaplarıyla yönetilen yapılardır. Elbette eksikler varsa uzmanlar gerekeni söyleyecektir. Fakat sosyal medya üzerinden oluşan kontrolsüz panik havası çoğu zaman gerçeği yansıtmaz.
Bizler sade vatandaş olarak tedbirli olmalı, resmi kurumların açıklamalarını dikkate almalı ve sağduyuyu kaybetmemeliyiz. Çünkü panik, çoğu zaman olayın kendisinden daha fazla zarar verebilir. Tokat geçmişte de yoğun yağışlar gördü, taşkınlarla karşılaştı ve bunların üstesinden geldi. Bugün de devletimizin ilgili birimleri görevlerinin başındadır.
Temennimiz; yağışların afete dönüşmeden bereket olarak toprağa düşmesi, vatandaşlarımızın huzur içinde yaşamına devam etmesidir. Bu süreçte en çok ihtiyaç duyduğumuz şey ise korku ve paniği büyütmek değil; birlik, sağduyu ve güven duygusunu koruyabilmektir.
***
Yakup ORAKÇI / 19 Mayıs 2026
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.