O YOL, TOKAT’IN RUHUNA GİREN BİR KAZMA MI?

♦♦♦- KÖŞE YAZISI / Kenan KAYHAN / 24 Nisan 2026 -♦♦♦

O YOL, TOKAT’IN RUHUNA GİREN BİR KAZMA MI?
Yayınlanma: Güncelleme:

♦♦♦…Tokat’a nefes veren bu mekânlara hep birlikte sahip çıkalım. Yoksa yarın çok geç olacak; kazma vurulan o toprakla birlikte, Tokat’ın kültürel ruhu da paramparça olacak.…♦♦♦

Tokat artık yalnızca saat kulesi, kalesi, yazması veya tarihi dokusuyla değil; son yıllarda yaptığı büyük gastronomi çıkışıyla da anılıyor. Tokat kebabından batına, üzüm pekmezine, çemeninden yaprağına kadar uzanan bu zengin mutfak, şehrin yeni yüzü oldu. Yeşilin her tonunu barındıran coğrafyası, bereketli ovaları ve adam eksen adam yetişir dedirten toprağıyla Tokat, Anadolu’nun en sofistike şehirlerinden biri olmayı fazlasıyla hak ediyor.

Ancak günümüz Türkiye’sinde bir şehrin bir yemekle ünlü olması yetmiyor. O yemeği sunacağınız nezih, temiz ve ruhu olan mekânlarınız yoksa, ne yazık ki o gastronomi zenginliği lafta kalıyor; afişlere yazılan ama yaşanmayan boş bir söylemden öteye gitmiyor. Tokat bu noktada şanslı; çünkü şehrin muhtelif girişlerinde, insanların uzaklara gitmeden nefes alabileceği, yöresel lezzetleri kültürüyle birlikte tadabileceği işletmeler var.

Bu işletmelerin en kıymetlilerinden biri de, siyasetin zirvesini görmüş, bakanlık yapmış ancak gönlünü her daim toprağa ve insana bağlamış Sayın Metin Gürdere’ye ait mekândır. Burada asıl mesele isim değil; ortaya konan özveridir.

Metin Gürdere; eski bir milletvekili, eski bir bakan. Devletin en üst kademelerinde görev yapmış, bugün de emeklilikte en tepe seviyede bir gelire sahip. Onun tek bir kuruş kazanmaya ihtiyacı yok. Peki bu mekân neden var? Cevabı basit: Tokat’ın kültürel gastronomisini yaşatmak ve insanlara nefes alacak bir ortam sunmak için. Gürdere, burada ticari bir kazanç kapısı değil; şehre gelen misafirin başını sokacağı, huzur bulacağı, Tokat’ın binlerce yıllık misafirperverlik geleneğini iliklerine kadar hissedeceği bir kültür elçiliği yapıyor.

Daha geçtiğimiz günlerde Tokqt Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun misafiri Gaziantep Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin hanımefendiyi bu mekânda ağırladı. Fatma Şahin, gastronominin başkenti bir şehrin belediye başkanı olarak o sofrada aldığı hazzı, tattığı lezzeti ve mekânın ruhunu öve öve bitiremedi. Dışarıdan gelen bir misafiri böylesine etkileyen, onu Tokat’a hayran bırakan bu tesisin kıymetini bilmek gerekirken, ortaya atılan yol geçirme projesi hepimizi derin bir düşünceye sevk etti.

Elbette yol medeniyettir; yol ihtiyaçtır. Kimsenin buna bir itirazı olamaz. Ancak ihtiyaç duyulmayan, sırf yol yaptım demek için, göz nuruyla işlenmiş bir mekânın tam ortasından kazma sallamak akıl ve vicdanla bağdaşmaz. Bu hamle, yalnızca bir mülke girmek değil; Tokat’ın marka değerine, turizmine ve şehrin nefes borusuna vurulan bir darbedir.

İşin en acı tarafı ise bu olay patlak verdiğinde, kendilerine turizmci diyen, Tokat turizmi üzerinden ahkâm kesenlerin sessizliğe bürünmesi, hatta yersiz tartışmalarla konuyu saptırmasıdır. Neredesiniz ey sözde turizmciler? Sizin göreviniz sadece programlar ve festival zamanı sahneye çıkıp poz vermek mi, yoksa bu şehrin turizm altyapısını oluşturan mekânlara sahip çıkmak mı? Bugün bu olaya ses çıkarmazsanız, yarın Tokat gastronomi şehri diye anlatacağınız bir mekân bulamazsınız. O gün koca koca laflarınız boşlukta yankılanır, elinizde ne bir envanter kalır ne de bir hatıra.

Hukuktan, mevzuattan, imardan bahsedebiliriz. Konunun hukuki boyutu ayrıdır ve mutlaka adaletin tecelli etmesi gerekir. Ancak hukuk, kamu yararını da gözetir. Emekli bir bakanın, sırf memleket sevdasına kazandığını değil kazandırdığını düşünerek inşa ettiği bu nezih ortamı yok etmek hangi kamu yararına hizmet eder? Bu yol, hangi ihtiyacı karşılayacak da Tokat’ın uluslararası imajına katkı sunan bir mekân feda edilecek?

Tokat’ın buna değil; bu mekânların korunmasına, desteklenmesine ve çoğaltılmasına ihtiyacı var. Metin Gürdere gibi isimlerin kişisel çıkarlarını bir kenara bırakıp yaptığı bu gönüllü kültür hizmeti, saygıyı ve takdiri sonuna kadar hak ediyor. Devamlılık için korumak şart. Başını kuma gömen anlayıştan sıyrılıp, Tokat’a nefes veren bu mekânlara hep birlikte sahip çıkalım. Yoksa yarın çok geç olacak; kazma vurulan o toprakla birlikte, Tokat’ın kültürel ruhu da paramparça olacak.

Kenan KAYHAN / 24 Nisan 2026

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.