700 yıllık “Şeyh Nusreddin Tekkesi” için restorasyon hazırlığı

Şeyh Nusreddin Tekkesi (Zaviyesi), Tokat’ın Zile ilçesine yaklaşık 7 kilometre uzaklıktaki Şeyh Nusrettin (Tekke) Köyü’nde yer alan, 14. yüzyıl Selçuklu-İlhanlı geçiş döneminin en önemli inanç ve kültür miraslarından biridir

700 yıllık “Şeyh Nusreddin Tekkesi” için restorasyon hazırlığı
Yayınlanma: Güncelleme:

Şeyh Nusreddin Tekkesi (Zaviyesi), Tokat’ın Zile ilçesine yaklaşık 7 kilometre uzaklıktaki Şeyh Nusrettin (Tekke) Köyü’nde yer alan, 14. yüzyıl Selçuklu-İlhanlı geçiş döneminin en önemli inanç ve kültür miraslarından biridir

Güncel Durum ve Restorasyon Çalışmaları Uzun yıllar boyunca resmi bir müdahale olmadan sadece yöre halkının özverili çabalarıyla ayakta kalmayı başaran tekke için son dönemde önemli bir adım atılmıştır. Ekim 2026’da yapılan incelemelerin ardından, Vakıflar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle bu 670 yılı aşkın manevi mirasın aslına uygun şekilde restore edilmesi ve koruma altına alınması için resmi çalışmalar başlatılmıştır.

Şeyh Nusreddin Külliyesi İçin Restorasyon Çalışmaları Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, Şeyh Nusreddin Tekkesi’nde bulunan türbe ve camide incelemelerde bulundu. Arslan, tarihî yapıların restore edilerek korunması amacıyla çalışma başlatıldığını açıkladı. Türbe ve caminin bulunduğu alanın köy tüzel kişiliğine ait olduğunu belirten Arslan, Şeyh Nusreddin’e ilişkin vakfiye kayıtlarının araştırıldığını, Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla restorasyon yapılması için girişimlerin başlatıldığını ifade etti.

Şeyh Nusreddin Tekkesi Köyü’ndeki türbe ve camide incelemelerde bulunan Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bu eserleri restore edip ayağa kaldırmak için çalışmalara başladık. Türbe ve caminin bulunduğu alan köy tüzel kişiliğine aittir. Şeyh Nusreddin vakfiye kayıtlarını araştırıyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz tarafından restorasyon yapılması için çalışmalarımızı başlattık.”

Anadolu’nun manevi mimarlarından, Hoca Ahmet Yesevi geleneğine bağlı Şeyh Nusreddin adına inşa edilen bu tarihi zaviye; türbe, cami, minare, kurban evi, mezarlık ve avlu gibi bölümlerden oluşan bir inanç külliyesidir.

Tarihçesi ve Önemi •Kuruluş Dönemi: Türbenin kesin yapım yılı tam bilinmese de 1353, 1368 ve 1389 yıllarına ait vakfiye kayıtları, yapının 14. yüzyılın ortalarında aktif bir zaviye olduğunu ve Şeyh Nusreddin’in o dönemde bölgeyi mayalayan büyük bir zat olduğunu göstermektedir. •Mimari Onarımlar: Kompleks içindeki cami, türbeye kıyasla daha geç bir dönemde inşa edilmiştir. Külliye, tarih boyunca çeşitli dönemeçlerden geçmiştir: •1855 Yılı: Yapı büyük bir onarım görmüş ve Zileli Emin Efendi tarafından dönemin ruhunu yansıtan muazzam kalem işi süslemelerle bezenmiştir. •1939 Depremi: Bölgeyi sarsan büyük depremde hasar görmüş, sonrasında yerel halkın çabalarıyla korunmaya çalışılmıştır. •Yakın Dönem: 1966’da yeni minaresi eklenmiş, 1978’de avlusu düzenlenmiş ve 2013’te kubbesi alüminyum kaplanmıştır.

Öne Çıkan Mimari ve Sanatsal Özellikleri Külliyenin en dikkat çekici yönlerinden biri, iç mekanlarındaki geleneksel Türk tasvir sanatının örnekleridir. Oda kapılarında, dolap kapaklarında ve sıva üzerindeki kalem işi süslemelerde; İstanbul manzaraları, yelkenliler, camiler, şehir görünümleri ve vazo içinde çiçek tasvirleri yer alır. Bu çizimler, minyatür etkileri taşısa da Anadolu insanının mekan süslemedeki estetik zevkini ve batılılaşma döneminin Anadolu’daki erken yansımalarını gösteren nadide plastik değerlerdir.

Haber Merkezi

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.