TOKAT SADECE TURHAL’DAN, SADECE TOZANLI KIYISI’NDAN İBARET DEĞİLDİR

♦♦♦- KÖŞE YAZISI / Yakup ORAKÇI / 23 Mayıs 2026 -♦♦♦

TOKAT SADECE TURHAL’DAN, SADECE TOZANLI KIYISI’NDAN İBARET DEĞİLDİR
Yayınlanma: Güncelleme:

♦♦♦ … Bu yüzden artık şu soruyu sormanın zamanı geldi: Afet bölgeleri gerçekten çalışma alanı mı, yoksa zaman zaman birer fotoğraf alanına mı dönüşüyor? ... ♦♦♦

Yaşanan her taşkın sonrası aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Yağmur diner dinmez bölgeye akın eden konvoylar, peş peşe verilen fotoğraflar, kameralar karşısında yapılan açıklamalar… Elbette devletin sahada olması, siyasetçilerin bölgeyi ziyaret etmesi önemlidir. Ancak bazen yardım etmek ile görüntü vermek arasındaki çizgi birbirine karışıyor.

Bugün artık insanların en büyük beklentisi; açıklama değil, çalışma görmek. Çünkü selin ortasında kalan vatandaş için önemli olan şey, hangi makamın geldiği değil; yıkılan yolun ne zaman açılacağı, taşan derenin nasıl kontrol altına alınacağı ve tarlasındaki zararın nasıl giderileceğidir.

Sahada bir operatör çalışırken etrafında onu izleyen onlarca kişinin bulunması, maalesef yıllardır değişmeyen klasik Türkiye fotoğrafını yeniden ortaya koyuyor. Şefinden müdürüne, müdür yardımcısından farklı kurumlardan gelen heyetlere kadar herkes aynı noktada toplanıyor. Oysa o kalabalığın yarısı çekildiğinde belki iş makineleri daha rahat çalışacak, ekipler daha hızlı hareket edecek.

Bazen insan düşünmeden edemiyor: Bu işi bölgenin köylüsüne bıraksak, kendi toprağını kurtarmak için daha organize, daha samimi ve daha hızlı mücadele eder. Çünkü o insanlar o derenin huyunu da bilir, taşkının hangi noktadan vuracağını da.

Üstelik mesele sadece Tozanlı Çayı çevresinden ibaretmiş gibi davranılması da ayrı bir eksikliktir. Evet, Turhal ve çevresindeki görüntüler dikkat çekiyor olabilir. Ancak sadece bir noktaya yoğunlaşmak, diğer bölgelerde yaşanan sorunları görünmez hale getiriyor. Kelkit Çayı taşıyor, Çekerek Irmağı taşıyor, yan dereler arazilere zarar veriyor, köy yolları çöküyor; fakat kamuoyunun dikkati yalnızca kameraların döndüğü yerlere yöneliyor.

Bir bakıyoruz; vatandaşın günlerdir ulaşamadığı genel müdürler, bürokratlar, heyetler dere kenarında nöbet tutuyor. Oysa vatandaşın görmek istediği şey makam araçları değil, sahada etkin çalışan ekiplerdir. Çünkü afet anlarında en kıymetli şey koordinasyondur; kalabalık değil.

Artık biraz geri çekilip sahadaki işçiye, operatöre, mühendise alan açmak gerekiyor. İnsanlar acısını da yaşamalı, korkusunu da atlatmalı, yarasını da sarmalı. Çok şükür can kaybı yaşanmamış olabilir; fakat her taşkın, her sel, insanların hafızasında ayrı bir yorgunluk bırakıyor.

Bu yüzden artık şu soruyu sormanın zamanı geldi: Afet bölgeleri gerçekten çalışma alanı mı, yoksa zaman zaman birer fotoğraf alanına mı dönüşüyor?

Tokat sadece Turhal’dan, sadece Tozanlı kıyısından ibaret değildir. Başka ilçeler, başka köyler, başka vadiler de aynı yağmurun altında mücadele ediyor. Bu nedenle afet yönetiminde gösterişten çok planlamaya, kalabalıktan çok koordinasyona ihtiyaç vardır.

Bırakalım artık iş makineleri çalışsın. Operatörler görevini yapsın. Teknik ekipler önlem alsın. Vatandaş da yaşadığı afeti, sıkıntıyı ve toparlanma sürecini biraz olsun sakin şekilde yaşayabilsin.

***

Yakup ORAKÇI / 23 Mayıs 2026

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.