♦♦♦- KÖŞE YAZISI / Yakup ORAKÇI / 23 Eylül 2026 -♦♦♦
♦♦♦ … Gerçek soru şudur: Tokat ekonomisini kim, hangi projeyle ve hangi somut hedeflerle daha ileri taşıyacak? Sandığa gidecek üyelerin önündeki asıl mesele budur... ♦♦♦
Tokat Ticaret ve Sanayi Odası ile Tokat Ticaret Borsası sandığa gidiyor.
Bu seçimlere sıradan bir meslek odası seçimi gözüyle bakmak büyük hata olur.
Çünkü konuştuğumuz kurumlar; tüccarın, sanayicinin, üreticinin, yatırımcının ve dolayısıyla Tokat ekonomisinin önemli temsil noktalarıdır.
Mesele birkaç kişinin yönetim kurulu koltuğuna oturması değildir.
Mesele Tokat’ın ekonomik geleceğidir.
Artık şu soruyu açıkça sormanın zamanı geldi:
Tokat neden sahip olduğu üretim potansiyelini yeterince ekonomik güce dönüştüremiyor?
Neden üretiyoruz ama markalaşmakta zorlanıyoruz?
Neden ürünümüz var ama katma değerin önemli bölümü başka şehirlerde oluşuyor?
Neden yatırım, ihracat, yeni pazarlar ve istihdam konusunda daha büyük hedefleri konuşmuyoruz?
İşte bu nedenle önümüzdeki Ticaret ve Sanayi Odası ile Ticaret Borsası seçimlerinde adayların isimlerinden çok ortaya koydukları ekonomik vizyon konuşulmalıdır.
TSO’da Mücahit Yılmaz dikkat çekiyor
Tokat Ticaret ve Sanayi Odasında dört adaylı iddialı bir yarış var.
Mücahit Yılmaz, Ahmet Arat, Günaydın Altuntaş ve mevcut Başkan Fatih Gökdere üyelerin karşısına çıkıyor.
Ancak seçim atmosferine bakıldığında Mücahit Yılmaz’ın farklı bir hazırlık ortaya koymaya çalıştığı görülüyor.
Yılmaz’ın seçim çalışmasındaki temel vurgu yalnızca “Ben adayım” demek değil; ekibini, hedeflerini ve yapmak istediklerini üyeye anlatmak üzerine kurulu.
Ticaretin içinden gelen, kendi alanlarında kendilerini ispatlamış isimleri bir araya getiren bir kadroyla yola çıkması ve yapacaklarını farklı platformlarda açık biçimde anlatması seçim yarışının dikkat çeken taraflarından biri.
Çünkü Tokat TSO’nun artık sadece evrak düzenleyen, toplantı yapan, ziyaret kabul eden bir kurum olarak görülmesi kabul edilemez.
TSO’nun kapısı yatırımcıya açılmalı.
Tokatlı sanayicinin yeni pazarlara ulaşmasının önündeki engeller konuşulmalı.
Şehrin ihracatı büyütülmeli.
İşletmelerin finansman, teşvik ve destek mekanizmalarına daha kolay ulaşabilmesi için ciddi bir ekonomik takip sistemi kurulmalı.
Organize sanayi bölgelerinden küçük işletmelere kadar üretimin önündeki problemler Ankara’nın gündemine güçlü biçimde taşınmalı.
Mücahit Yılmaz’ın iddiasının gerçek sınavı da tam burada olacaktır.
Eğer değişim deniliyorsa bunun ekonomik karşılığı olmalıdır.
Kaç yeni yatırımcı?
Kaç yeni pazar?
Kaç işletmeye finansman ve teşvik desteği?
Tokat’ın ihracatında nasıl bir büyüme hedefi?
Kaç kişilik yeni istihdam?
Rakamlarla, takvimle ve sonuçla konuşulan bir oda anlayışı artık Tokat için tercih değil, ihtiyaçtır.
Ahmet Arat geçmişte yaptığı başkanlığı ve çalışmalarını ortaya koyuyor. Mevcut Başkan Fatih Gökdere görev döneminin muhasebesiyle üyelerin karşısına çıkıyor. Günaydın Altuntaş da kendi iddiasıyla yarışın içerisinde.
Sandık elbette üyelerin.
Fakat üyelerin önündeki önemli sorulardan biri şu olacaktır:
“Dünü kimin yönettiğinden çok, yarını kim hangi ekonomik programla yönetecek?”
Ticaret Borsasında Ufuk Haykır’ın değişim iddiası
Tokat Ticaret Borsası seçiminde ise mevcut Başkan Lütfü Bora’nın karşısında genç ve iddialı bir isim var: Ufuk Haykır.
Haykır’ın seçim söyleminin merkezinde “Daha iyisini yapabiliriz” iddiası bulunuyor.
Üyenin hakkını ve hukukunu daha güçlü savunmak, yeni projeler üretmek ve borsayı Tokat ekonomisine daha fazla katma değer sağlayan bir yapıya dönüştürmek istediğini söylüyor.
Bu iddia önemlidir.
Çünkü Tokat Ticaret Borsasının sorumluluk alanına yalnızca bir bina ve üyeler üzerinden bakılamaz.
Tokat’ın ilçelerini, köylerini, üreticisini, tüccarını, hayvancılığını, tarımsal üretimini ve gıda sektörünü düşündüğünüzde borsanın etki alanının ne kadar geniş olduğu ortaya çıkar.
Tokat üreten bir şehir.
Ama asıl mesele üretmekten sonra başlıyor.
Ürettiğimiz ürünü kaça satıyoruz?
Kim işliyor?
Kim paketliyor?
Kim markalaştırıyor?
Kim pazarlıyor?
Ve en önemlisi, oluşan katma değer nerede kalıyor?
Tokat toprağında yetişen bir ürün başka şehirde işleniyor, başka şehirde paketleniyor, başka bir markanın adıyla yüksek fiyata satılıyorsa burada üzerinde düşünmemiz gereken ciddi bir ekonomik mesele vardır.
Tokat artık yalnızca hammadde üreten şehir olmakla yetinmemeli.
İşleyen, paketleyen, depolayan, markalaştıran ve satan şehir olmalı.
Ufuk Haykır’ın ortaya koyduğu değişim ve proje iddiasının ekonomik anlamı da burada aranmalıdır.
Borsa; üreticiyi pazarla buluşturan, tüccarın önünü açan, tarıma dayalı sanayiyi destekleyen, ürünlerin değerini yükseltecek projeler geliştiren ve Tokat’ın ürünlerini daha büyük pazarlara taşıyan güçlü bir ekonomik aktör olmak zorundadır.
Haykır’ın “Ben daha iyisini yapacağım” iddiası güçlü bir iddiadır. Bunun karşılığı da seçim sonrasında somut projeler, yatırım ve üyeye sağlanan ekonomik faydayla ölçülecektir.
Mevcut Başkan Lütfü Bora da yaptığı çalışmalar ve yeni dönem hedefleriyle üyelerin karşısında.
Dolayısıyla burada da kararı üyeler verecek.
Artık fotoğraf değil, bilanço zamanı
Tokat’ın artık bol bol fotoğraf veren değil, ekonomik sonuç üreten kurumlara ihtiyacı var.
Toplantı yapıldı mı?
Elbette yapılsın.
Ziyaret gerçekleştirildi mi?
O da yapılsın.
Ama ertesi gün Tokatlı tüccarın kasasına, sanayicinin üretimine, çiftçinin ürününe ve iş arayan gencin önüne bunun ne koyduğunu da sormak zorundayız.
Kaç yatırım geldi?
Kaç yeni işletme açıldı?
Kaç işletme büyüdü?
Kaç yeni istihdam oluştu?
Tokat’ın ürünleri kaç yeni pazara girdi?
İhracat ne kadar arttı?
Üreticinin cebine ne kadar fazla para girdi?
Oda ve borsanın gerçek başarı ölçüsü bunlar olmalıdır.
Bu nedenle bu seçimlerde Mücahit Yılmaz’ın TSO için ortaya koyduğu ekip, proje ve yeni dönem söylemi ile Ufuk Haykır’ın Ticaret Borsasında dile getirdiği değişim ve ekonomik katma değer iddiası dikkatle izlenmeyi hak ediyor.
Çünkü her iki isim de yarışın merkezine “Bundan sonra ne yapacağız?” sorusunu koymaya çalışıyor.
Bu soru Tokat açısından kıymetlidir.
Ama seçim meydanında söylenen her sözün seçimden sonra takipçisi olmak da gazetecinin, üyenin ve kamuoyunun görevidir.
Kim kazanırsa kazansın artık mazeret dönemi olmamalı.
Tokat’ın kaybedecek zamanı yok.
Bu şehir üretmek istiyor.
Yatırım istiyor.
İhracat istiyor.
İstihdam istiyor.
Markalaşmak istiyor.
Ve hepsinden önemlisi, kendi ürettiği değerin daha büyük bölümünün Tokat’ta kalmasını istiyor.
O halde bu seçimlerin gerçek sorusu “Kim başkan olacak?” değildir.
Gerçek soru şudur:
Tokat ekonomisini kim, hangi projeyle ve hangi somut hedeflerle daha ileri taşıyacak?
Sandığa gidecek üyelerin önündeki asıl mesele budur.
Seçim biter, afişler iner, sloganlar unutulur.
Ama Tokat ekonomisinin hesabı ortada kalır.
İşte o hesabı da artık sözlerle değil, rakamlarla görmek istiyoruz.
***
Yakup ORAKÇI / 23 Eylül 2026
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.